
The Spirit (Hayalet), Amerikan çizgiromanının süper olmayan kahramanları arasında belki de en tanınmış olanı. Ama bunun Türkiye'de herhangi bir yansıması olmamış ne geçmişte, ne günümüzde. Sebebi, daha önce de kısaca bahsettiğimiz gibi, bir Will Eisner yapıtı olması mı diye düşünmemek elde değil. Yani İstanbul'a oryantalist bakışlar etiketi altında kritik yapalım derken, Türkiye'deki bir çeşit yahudi karşıtlığının çizgiroman platformundaki tezahürü ile mi karşı karşıya geliyoruz acaba? Bu bir soru notu olarak buraya düşülmüş ola...
Eisner'in çalışması 1940'da 16 sayfalık gazete ilâvesi biçiminde ilk olarak hayata geçmişti. O tarihten günümüze ve Eisner çizmeyi bıraktıktan sonrasında oldukça karışık bir rota izleyerek, farklı yayın evlerinde yeniden basımları yapıldı ve ayrıca farklı yazar-çizerler elinden de üretilmeye devam edildi.

Buna rağmen, bir büyük ustanın elinden çıkma bu eseri okumak ve incelemek ayrı bir keyif. Tabii bu arada, "şu Hayalet de nereden neş'et etmiş acaba?" gibi serinin başlangıcına yönelik bir soru takılacaktır akla herhalde. Bunu da yakın zamanda yeni bir ilk hikâye ile telâfi ederiz umarım.