"The Remains" 2014 Monkeybrain Comics "Death Follows" 2016 Dark Horse Books
Hikaye: Cullen Bunn
Çizim: A. C. Zamudio
Renklendirme: Carlos Nicolas Zamudio
Kapak resmi: Simon Bisley
Çeviri: SToktan.
Eleştirmen Foxx Emm, çizgiromanın The Monkey's Paw (Maymun Pençesi) ve The Tell Tale Heart (Gammaz Yürek) gibi dehşet verici klasik hikayelerden beklediğimiz tüm ürkütücü karanlığa sahip, ancak daha modern bir yaklaşıma ve Cullen Bunn'ın imzası olan o parıltıya sahip olduğunu söylüyor. A.C. Zamudio'nun çizimleri ve Carlos Nicolas Zamudio'nun renklendirmeleri hikayeye canlı renklerle hayat veriyor ve hikayenin rahatsız edici doğasını çok daha belirgin hale getiriyor.
Korku romanlarının sonları çoğunlukla klişelere bağlı kalmaya ya da hayal kırıklığına uğratmaya meyilliyken, Cesetler size uygun bir kapanış sunuyor ve karanlık doğasıyla tutarlı kalıyor. Okuduktan sonra aklınızdan çıkmayan ve düşündükçe midenizi bulandıran kitaplardan biri. Kanlı, akıldan çıkmayan ve Bunn'un sözlerine sadık kalarak karanlık... A. C. Zamudio'nun çizimleri, kitabın ortamını gerçekten anlayan ev yapımı bir havaya sahip. Karakterler yıpranmış ve yorgun görünüyor. Serserinin uhrevi bir kişileştirme havası var, ama sadece doğru açılardan bakıldığında. Bu, kitaba ikinci kez bakmanızı sağlayacak türden tüyler ürpertici bir şey. -Vikipedi'den yararlanılmıştır.
Bir ara bir yerde sormuştum soruyu: "kendinden sonraki tüm korku çizerleri derinden etkilemiş olan bu ünlü sanatçı kimdir?" diye... Bir kişi yaklaşmış, başka da ilgilenen olmamıştı. Sorsanız korku çizgiromanlarından hoşlandığını ifade edecek onca okurdan hiçbirinin umurunda değildi büyük üstadın kim olduğu. Kaybolmasın, kendi mekânıma taşıyayım dedim ben de unutmadan. Evet, "Var mı bir bilen?" diyeyim, haddim olmayarak...
Korku ustalarından kabul edilen Stephen R. Bissette'den 1986 ve 1988 tarihli iki küçük örnek. Sanatçıyı aslında, Alan Moore'un yazdığı "Saga of the Swamp Thing" (1983–1987)'den seriyi tekrar ayağa kaldıran çalışmaların kalemi olarak tanıyoruz.
Ucube Gösterisi (Freak Show)
yazan: Bruce Jones
çizen: Bernie Wrightson
renklendirme: Michelle Wrightson
çeviren: SToktan
46 sayfa / 1982
Çizgiromanda korku denince çizer olarak benim aklıma önce Bernie Wrightson gelir. Yanına bir yazar koymak gerekirse o da Bruce Jones olur. Her iki sanatçı sayısız eserler vermiş olup, bunların bir kısmını da birlikte yaratmışlardır. Örnek; Daha önce çevirip paylaştığım, bir TV filmine de konu olan kısa hikâye, Jenifer.
'Ucube Gösterisi' ise Wrightson'un para kazanmak için DC ve Marvel'da süper kahraman işleri yaptığı sıralar, 1982'de arada bir yerde çizdiği bir uzun hikâye, bir grafikroman. Korku unsurları taşımasına rağmen Bruce Jones'un senaryosu esas olarak bence trajik bir hikâye anlatıyor. Zaten her iyi korku hikâyesi sağlam bir trajedi arka planı üzerine kurulmaz mı? Eser ilk olarak İspanyol Toutain Creepy'de "Feria de monstruos" adıyla yayınlanmış, sonra aynı sene Amerikan Heavy Metal'de de tefrika edilmişti. Bu orijinal ilk baskıların her ikisi de Michelle Wrightson'un paletinden çıkma, renklidir. Daha ileriki yıllarda İspanya'da yine renkli olarak kitaplaştırılan eser, her nedense Amerika'da siyah-beyaz formatında ve Michelle hanımın hiç adının geçmediği baskılar halinde piyasaya sürülmüştü. Ben de bu nedenle çevirirken üzerinde çalışmak için orijinal renkli versiyonu tercih ettim.
Tina'dan Phantom'a, savaş hikâyelerinden korku hikâyelerine kadar çok çeşitli eser veren Boix, bildiğim kadarıyla ve her ne hikmetse okyanusun öbür tarafına geçmemiş. Creepy'nin İspanyol Toutain baskısında çok sayıda korku hikâyesi yer almakla birlikte bunlar Warren edisyonu Creepy'e sıçramamışlar. Daha önce '4 Çizer 4 Öykü 3'de paylaştığım 'Zorg’un Tutsağı'ndan sonra, bir kısa hikâyesini daha ele alma gereği hissettim.
Yine daha önceki Alberto Breccia başlıklarımdaki 'Korku' ve 'Gammaz Yürek'le paralellik kurduğum bir senaryo ve çizgi üslûbu. Bir uyarlama 'Fobi', Hudson Iris'in 'El perro' (Köpek) adlı öyküsünden ve ilk olarak yukarıda sözünü ettiğim Toutain Editor Creepy'nin 67. sayısında yayınlanmış 1979'da.
"Alberto Breccia meslektaşı Hugo Pratt'ın sahip olduğu başarı ve şöhretle hiç tanışmadı ve teşvik görmedi, hakkında sayısız deneme, biyografi, sanat kitapları yazılmadı. Eleştirmenler bugün Breccia'nın yeteneğini ve çizgiroman dünyasına önemli etkisini tereddütsüz takdir ediyorsa da, yaklaşımları oldukça saygılı bir mesafeyle ve belli bir korkuyla oluyor. Ona uzaktan hayranız, ama onu okuyan ve seven izleyicileri ne yazık ki hâlâ çok sınırlı."
Böyle deniyor, hakkında yapılmış bir bibliyografi çalışmasında Alberto Breccia için. Geçen hafta 'Gammaz Kalp' ile tadı damağımda kalan sanatçının bir küçük çalışmasını da ben hazırladım. Aksilik olmazsa bir diğeri de sırada.
The Tell-Tale Heart "Geveze (Gammaz) Yürek" Edgar Allan Poe'nun, ilk defa Ocak 1843'te James Russell Lowell'ın The Pioneer isimli dergisinde yayımlanan kısa öyküsüdür.
Poe'nun aklın karanlık yollarına nüfûz etmedeki başarısının güçlü bir örneği olan bu hikâye, takıntılı ruh haliyle işlediği cinayette bir anlamda 'haklılığına' bizi ikna etmeye çabalarken, öte yandan vicdanıyla çatışmak zorunda kalan canînin anlatısıdır.
Üzerinde çok tartışılmış ve pek çok farklı sinema eserine doğrudan kaynaklık etmiş ya da dolaylı esin kaynağı olmuş ve hattâ ortaöğrenim kitaplarına dahi girmiş bu hikâyeyi çoğumuz biliriz. Ama geçen hafta benim yaptığım gibi tekrar ele alıp benim deyimimle 'multimedya okuma' yapmanın tadını paylaşmak istersiniz belki diye küçük bir toparlama yaptım... Bir göz atalım;
Türkçe birden fazla çevirisini nette bulmak mümkün, hattâ 'fan' çevirilerini bile. Ben size yazar-çevirmen Aslı Akarsakarya'nın kendi blogunda yayınladığı çevirisini öneriyorum burada; [ asliakarsakarya.wordpress.com/edgar allan poe/gammaz yurek ]
Ayrıca arzu ederseniz İngilizce ve bu Türkçe metnin .pdf hâli de şurada;
Çizgi uyarlaması olarak gotik deyince yine akla geleceği gibi Reed Crandall'ın Creepy sayı 3'de yayınlanmış çalışmasından söz etmek gerekiyor tabii. Bu versiyonun bizdeki eski Korku magazinlerde yayınlandığını hatırlamıyorum. Ama Lal Kitap'ın 2011 baskısı Creepy Korku Koleksiyon Serisi 1. ciltde Ayşe Karsel Zaimoğlu'nun çevirisiyle mevcut. Ayşe hanım neden "Öykü Anlatan Kalp" diye birebir çevirmiş başlığı bilemiyorum ama gerisi çok tatmin edici. Ayrıca Crandall'ın hikâyeye farklı ve sürprizli bir final çizme çabasına da dikkat çekmek lâzım.
Asıl önem arzeden çizgi uyarlama ise bence, Latin Amerikalı sanatçı Alberto Breccia'nın 1974 tarihli artistik çalışması; "El Corazon Delator". Hikâyenin hastalıklı ruhu üstad Breccia'nın kaleminde yeniden üslûplandırılmış. Çevirisini yapacaktım ki bir de baktım mr.yer6 arkadaşım epey evvel bu görevi bihakkın yerine getirmiş hem de şiirsel bir dille. Böylece nefis bir 'çizgide üslûplandırmanın sözel üslûplandırmayla takviyesi' ortaya çıkmış. Kendisinden aldığım izinle paylaşıyorum;
Çizgi uyarlamada yine latin Amerikalı sanatçı Ricardo Villamonte'nin ve yine 1974 tarihli, Scream (Skywald) dergisindeki orijinal metne sadık çalışması görülmesi gereken bir örnek olarak duruyor.
Ayrıca;
Denny O'Neil ve Tom Palmer, Chamber of Darkness sayı 3 (1969),
Mike Golden, Marvel Classics Comics sayı 28'de (1977),
Rick Geary, Graphic Classics: Edgar Allan Poe (2004),
ve özellikle,
Richard Corben, Edgar Allan Poe's Haunts of Horror sayı2 (2013) denemesi dikkate değer.
Fazla söze gerek bırakmayacak bir paket oluşturan yukarıdaki çizgihikâyeleri bir arada inceleme imkânını alttaki bağlantıya tıklayarak bulabilirsiniz;
Hikâyenin sinema uyarlamaları ise 10'dan fazla (uzunu, kısası, animasyonu...) Ama benim özellikle üzerinde durmak istediğim üç çizgifilm var.
1953 tarihli önemli bir çizgifilm, Ted Parmelee'nin yönettiği, James Mason tarafından seslendirilmiş olan ve İngiltere'de ilk x-rated çizgifilm olma vasfına sahip bir yapım.
Bir diğer çizgifilm ise Raul Garcia'ya Granada'da, 12. Uluslararası Genç Filmciler Festivali'nde En iyi İspanyol kısa filmi ve en iyi yönetmen dallarında ödül kazandıran 2005 tarihli ilginç yapım. Filmin özelliği, yukarıda sözünü ettiğim Alberto Breccia'nın çizgisinden ilham almış ve anlatıcı olarak da Bela Lugosi'nin 1940'larda yaptığı bir TV programındaki hikâyeyi okuduğu ses kaydının kullanılıyor olması. Garcia filmiyle ilgili şöyle diyor; "Yetişme çağımda beni etkilemiş olan tüm sanatçılara -Lugosi, Breccia, Hitchcock, Milton Canniff, Creepy ve Eerie korku dergileri- bir saygı duruşu, bir anlamda hepsi filmde temsil ediliyorlar."
Gregor Dashuber ve Annette Jung'un 2006 tarihli "Der Verrückte, das Herz und das Auge" (Gammaz Yürek ve Göz) da söz etmeden geçemeyeceğim bir diğer güzel çizgifilm. İşe mizah katarak konuyu ele alıyor, iyi de yapıyor.
Film listesi sıralamakla bitmiyor, onun için biz 'çizgilerde' bırakalım.
Ben bu yolculuktan çok şey öğrendim ve çok zevk aldım. İlginizi çektiyse siz de bir göz atın derim..
"Tell Tale Heart", Bernie Wrightson (Tuval üzerine yağlıboya)
Sinemada, çizgili yada çizgisiz edebiyatta korkuyla ilk kez nasıl yüzleştiniz, hatırlıyor musunuz? Korku insanın ilk ve en eski duygusu. Bu nedenle ona karşı kimsenin tarafsız tutum takınabileceğini düşünemiyorum. Ya ona tutkunsunuzdur, ya da yanına bile yaklaşamazsınız. Aynı şekilde korku edebiyatı ve sineması da sizin için ya bir vazgeçilmezdir veya ondan nefret edercesine uzak durursunuz... Ama asla kayıtsız kalamazsınız. Yani şöyle bir şey yoktur: "Ehem! korku filmlerini özel bir yere oturtamam, hani olursa belki seyrederim, benim için ayrı bir önem arzetmez". Bunu birinden duyduysanız, bilin ki yalandır!
İlk korktuğunuz filmi ve kitabı da işte bu nedenle mutlaka hatırlayacaksınızdır, aksi taktirde öylesine rahatsız olmuşsunuzdur ki, onu bir daha hiç hatırlamamak maksadıyla bilinçaltınızın da altında bir yerlere tıkıştırmışsınızdır... Ama bu yine de unuttuğunuz anlamına gelmez.
Ben bu soruyu kendime yeni sormuş değilim ama geçenlerde beni korkutan ilk çizgihikâyenin bir gotik edebiyat uyarlaması olduğu ve bir de sinema versiyonunun bulunduğunu üstelik bunların ikisini de bilmediğimi fark edip, bu eksikliği gidermek üzere kolları sıvadım.
Söz konusu filmi Youtube'da, hikâyeyi içeren kitabı da Kadıköy Nezih'te buldum. Ayrıca sanırım bir klasik olduğu için internette önemli bir e-kitap sitesinde orijinal metine de eriştim.
İlk baskı kapağını yanda gördüğünüz The Body Snatcher / Ceset Hırsızı'ndan bahsediyorum tabi, İskoç yazar Robert Louis Stevenson'ın 1884'de yayınlanan kısa hikâyesinden. Ünlü yazarın bizdeki tanınmışlığı Dr Jekyll ve Mr Hyde ile Define Adası'yla sınırlı olduğu için pek bilindiğini sanmadığım bu eseri, gördüğüm kadarıyla ilk defa Can Yayınları'ndan 2012'de 'Dr. Jekyll ve Mr. Hyde ve Diğer Fantastik Öyküler' adı altında, gotikromantik dizisi bünyesinde çıkmış.
Hikâyeye konu olan karakterler, anatomist cerrah Robert Knox ve onunla bağlantılı olarak seri cinayetler mahkûmu Burke ve Hare adlı şahısların gerçek yaşamlarından esinlenilerek yaratılmışlar. Knox'un adı yerine 'Mr. K----' kullanılarak hikâyenin gerçekle bağlantısı afişe edilmemiş. Ayrıntısına fazla girmek istemesem de, aslında öykünün adı az çok kendini ele veriyor yukarıda açıkladığım karakterlerle yanyana getirildiğinde.
Eserin sinemaya uyarlanması işini ise 1945 yılında düşük bütçeli korku filmlerinin ünlü yapımcısı Val Lewton yapmış. Yönetmen koltuğunda ise henüz gençliğinde Robert Wise var. Wise'ın 3. yönetmenlik çalışması bu film. Oyuncular arasında ise Boris Karloff ve nispeten küçük bir rolde Bela Lugosi'yi birlikte görmek ise ayrı bir hoş durum.
Film kitaba göre farklar içeriyor tabi. Kısaca örneklemek gerekirse, öncelikle karakterlerde kaydırmalar var, Knox'dan sadece ve açık adıyla 'söz ediliyor'. Kitapta 'çok tanınan' olarak ifade edilen kadın karakter, filmde sokak şarkıcısı -muhtemelen kör- kıza dönüştürülmüş ve bir dramatik unsur olarak değerlendirilmişken, zamanın Hollywood filmlerinde bir zorunlulukmuş gibi tıkıştırılan şarkılı pasajları da böylece halletmişler. Filmdeki bir ilave dramatik unsur da kötürüm kız çocuk. "Böyle kör-topal bu film nereye gider?" demeyin, usta oyuncular ve Robert Wise'ın başarılı yönetimi sayesinde hikâyenin rahatsız edici boyutu ile başarılı şekilde harmanlanarak bu dar bütçeli prodüksiyondan iyi bir gotik korku filmi yaratılmış.
Eğer henüz seyretmediyseniz, benim gibi günümüz korku sinemasının kanrevan içinde ve özel efekte boğulmuş halinden yorulmuş olanlara ayrıca iyi gelecektir.
Ceset Hırsızı'nın çizgi uyarlaması ise aslında bir Warren klasiği. Eserin Creepy #7'de şubat 1966'da yayınlanan, Archie Goodwin'in uyarlaması ile tarzın usta çizeri Reed Crandal'ın elinden çıkma, 8 sayfaya sığdırılmış hali. Bu kısa çizgihikâye ülkemizde 1968'de Korku magazin sayı 39 - 40'da ikiye bölünerek ve daha sonra 1971'de Dehşet #2'de birleştirilerek, 'Ceset Hırsızları!' adı altında yayınlanmıştı. İşte aklımdan hiç çıkmayan o son kareyi büyük ihtimalle Korku magazin'deki karşılaşmamızdan (İstiklâl caddesinde bir kaldırım satıcısı ya da kioskdan babama aldırdığımı bile) hatırlıyorum.
Eser bunca kısaltmaya rağmen ruhundan fazla kaybetmeden ustaca çizgileştirilmiş. Yukarda madem bahsettik, filmde sokak şarkıcısına dönüşen kız, burada 'çiçekçi kız' olarak karşımıza çıkıyor. Goodwin'in uyarlaması bana kurgusu itibariyle daha ziyade filmdenmiş izlenimi verdi. Gerçi Goodwin'in anlatıcı metinlerini orijinal İngilizce metinde aradığımda bir çok birebir ya da benzer cümlelerle karşılaştığımı, yani asıl metine sadık kalınmaya da çalışıldığını söylemeliyim.
Bu uyarlama için kaynak olarak asla yukarda sözünü ettiğin iki eski yayını önermiyorum elbette. Saçma sapan çevirilerini aşağıda verdiğim kendi çevirimle ya da Lâl Kitap'ın o muhteşem baskısındaki Ayşe Özlem Zaimoğlu'nun çevirisiyle karşılaştırıp biraz eğlenmek istiyorsanız başka tabi...
Yeri gelmişken Lâl kitabın bu önemli yayınından söz etmeden geçmek olmaz. Eerie ve Creepy'nin DarkHorse tarafından yeniden hayata kazandırılan Koleksiyon serisinin ilk ikişer kitabını 2011'de yayınlayarak bu önemli açığı kapatmak üzere harekete geçtiler. Ben iki serinin de 1. kitaplarını aldım, kalitesini gördükten sonra 2. leri de en kısa zamanda almaya kararlıyım. Zaten bu hizmetin (ben buna ticaretten ziyade hizmet gözüyle bakıyorum artık) sürebilmesi için de alıcısının olması gerekiyor.
Bu üç ayrı platformdan okumayı -eğer isterseniz- geriye doğru yapmanızı öneriyorum. Çizgihikâye, film, orijinal kısahikâye sırasıyla, tatmin edici bir sonuç alacağınızı düşünüyorum, benim gibi. Orijinal ve uyarlamalar arasındaki küçük final farkları da ayrıca değerlendirme gerektirebilir. Kendi çevirim, orijinal Goodwin metinine mümkün olduğunca sadık kalarak, tamamen kişisel nedenlerle, sırf bu keyfi yaşamak için, bu üçlü okuma sürecinde yapılmıştır. (Lâl Kitap kızmaz umarım)
Yazan, Bruce JONES
Çizen, Bernie WRIGHTSON 1974 / 10 sayfa
Korku temalı çizgi hikâyeciliğinde önemli bir kilometre taşı oluşturan Jenifer, Warren Creepy'de yayınlandığı sene bizde de Korku dergisi içeriğinde yer almıştı. Çeviri kalitesi her zamanki gibi zayıf olmakla birlikte, kibarca "sadeleştirilmişti" diyeyim, isterseniz basitleştirilmiş olduğunu da söyliyebiliriz. Böylece Jones'un edebi ölçülerdeki metni doğal olarak ciddî hasara uğramıştı.
Bir süredir Dark Horse tarafından klasik hikâyelerle desteklenmiş olarak yeniden yayınlanmaya çalışılan Creepy'de öyküyle karşılaşınca, ben de Jenifer'i yeniden ele alıp bir çevirmeye çalışayım dedim. Dokunaklı bir korku öyküsü çevirmek ayrı bir duygu yoğunluğu yaratıyor. Zaten çok beğendiğim usta kalemlerin yarattığı bu hikâyeyi daha da çok sevdim böylece. Umarım sizde seversiniz.
Orijinal hikâye siyah-beyazdır ancak daha sonra Wrightson'a ait bir mini derleme dizide (Master of the Macabre) renklendirilmişi de yayınlanmıştı. Bu yayının elimde bulunan kalitesi düşük bir taramasından "geliştirerek" hoş bir kapak da yapmaya çalıştım.
* Ayrıca not olarak; "Masters of Horror" adlı TV dizisi bünyesinde ünlü İtalyan yönetmen Dario Argento tarafından da oldukça iyi yorumlanmıştı Jenifer. Sonrasında bu TV filmini bulup seyretmeniz de hoş olacaktır. (Benim bulup seyrettiğim gibi, mümkün; sezon 1 / epizot 4).
Canavar Avcıları ("To Slay a Dragon!" Eerie #11, 1967/Warren - öykü: Archie Goodwin, çizim: Jeff Jones)
Güzel vampir: Carmilla(Tefrika edilen hikâye)
Ölüm Havuzu
İnsan Avcısı(Tefrika edilen hikâye)
Frankenstein'in Lâneti ("Curse of Frankenstein" Famous Films #2, Curse of Frankenstein/Horror of Dracula, 1964 / Warren - yazan ve çizenler veya bu iki ünlü Hammer Films prodüksiyonunun uyarlamasını yapanlar: Russ Jones, Joe Orlando)
* İçerikteki "Frankenstein'in Lâneti" adlı öykü, James Warren tarafından yayınlanmış kısa ömürlü ve bugün pek de hatırlanmayan "Famous Films" dizisinden alınma (İlk kitap "Horror of Party Beach" resmen filmden üretilmiş fotoroman idi. Çok da kötü bir film).
İkinci sayı ise, iki adet klasiğe ayrılmış ve çizer olarak Joe Orlando ile daha nitelikli bir iş üretmeye çalışmışlar. 1957 Hammer yapımı "The Curse of Frankenstein"de baş rol oyuncuları Peter Cushing ve yaratık olarak da Christopher Lee'yi çizgi olarak izlemek pek hoş olmuş.
Korku Magazin
sayı 74 / 24.aralık.1968 / 100 kuruş / 32 sayfa
[ iNDiRMEK iÇiN TIKLAYIN ] Gümüş Kefen ("A Silver Dread Among the Gold" Creepy #24, 1968 - öykü: George Hagenauer & Bill Parente, çizim: Tony Willamsune(Asıl adı; Tony Tallarico. İlk başta; Tony Willamson. Al Williamson'un ayrıldığını çaktırmamak için bir küçük hile olduğu tahmin ediliyor. Böyle şeyler sade bizde olmuyor demek.) Güzel vampir: Carmilla(Tefrika edilen hikâye)
Kara Bulutun Esrarı
Ölümle Randevu Kesil El(Tefrika edilen hikâye)
Uğursuz Bataklık
Uğursuz Davetiye ("The Invitation" Creepy #8, 1966 - öykü: Englehart, Jones & Whitman, çizim: Manny Stallman)
Yazan: Mike Richardson
Çizen: Todd Herman Dark Horse Books
2007
Tarayan: TheProletariat-DCP
Çeviriye hazırlayan: Filmografi
Türkçe çeviri ve yazılar: Stoktan
Arka kapaktan;
"Yirmili yaşlarındaki Meagan Walters ürkmüş bir şekilde uyanır ve kendini eski bir evin boş odasına kilitlenmiş olarak bulur. Ne olmuştur? Niye oradadır? Anahtar deliğinden bakıp kendisini kaçıranın bir anlık görüntüsüyle karşılaştığında, içine düştüğü kafa karışıklığı, korkuya dönüşecektir."
Dark Horse'un kurucusu Mike Richardson (The Secret, Cravan) bu özgün çizgiromanla, Avrupa tarzı çizgileriyle Todd Herman (The Fog; The Goon: Noir) ve endüstrinin güçlü isimleri Al Milgrom ile Dave Stewart'ın finişleriyle, kendi tarzındaki bu korku öykülemesini size sunuyor.
* "Sevgili Diary" diye başlayan Angelica, bu sayıda yine "Sevgili Diary" diye bitiyor.
* Hatıra'da Harika Warren sanatçısı Leopold Sanchez'in etkileyici çizgilerine, ışık-gölgelerine dikkat. Bu hikâyenin Warren kaynaklı olması ise zaten hepsi 6 sayıdan ibaret olan The Tomb of Dracula volüm 2'yiEvrim yayıncılığın neden böyle dağınık bir şekilde yayınlamış olduğunu anlayamamıza yol açıyor. Marvel lisansıyla yayınlanan mini seri garip bir şekilde, "Evlenme Testleri" diye, orijinali 8 sayfa olan, 3 sayfalık uydurma bir 'şey'le de son buluyor.
Jose Maria Bea - "Dehşet Hazinesi" ("The Silver Thief and the Pharoah's Daughter" - Vampirella #013, 1971)
Luis. M. Roca - "Kapan" ("The Trap" - Eerie #36, 1971)
Gary Kaufman - "Korkunç Güzellik" ("Eye of the Beholder" - Vampirella #13, (1971) (son derece ekonomik, her karesi bir illüstrasyon lezzetinde ve zor bulunan, hayran olduğum bir çizer Gary Kaufman. Hakkında bilgi sahibi olmak bile çok zor.)
Esteban Maroto - "Pamuk Prenses ve Öldüren Cüceler" ("Snow White and the Deadly Dwarfs" - Vampirella #39, 1975)
Jeff Jones - "Dehşet Pusudaydı" ("An Axe to Grind" - Vampirella #5, 1970) (Bir diğer müthiş sanatçıdan, rafine çizgiler.)
Jaime Brocal - "Çocuklarınızı Seviyorsanız" ("For the Sake of Your Children!" - Creepy #45, 1972)
Nebot - "Cadı Avı" ("Purification" - Vampirella #16, 1972) (Kitabın sonunda üç sayfalık küçük bir Joan Nebot hikâyesi var.)
4. sayfadan başlayarak "double page" modunda okunması önerilir. (Özellikle geniş ekranlarda farz.)
Cep kitabı boyutlarında gayet küçük, bit kadar olan bu kitabı, biraz da kurtarmak için taradım.
Tam ekran ve çift sayfa okumanın keyfini çıkarırsınız umarım.
Tahminen 20 sene önce almıştım ve bu sefer gerçekten severek okudum böylece.
- - -
Karşılaştırmalı okuma;
Bu güzel korku derlemesinden bir çeviri felâketi örneği, ilk hikâye, (okurken "ne oldu şimdi böyle?" dedirten cinsten) sayfa 11.
Yukarıda, taradığımdan ve orijinal baskısından alınan örnek. Türkçesi görüldüğü gibi, orijinalin çevirisi de kabaca şöyle;
"Tek ödeme şekli de; prensese hayatında yapmış olduğun en korkunç şeyi anlatmak. Sarhoşken Vaftiz arefesinde İsis'in çeşmesine timsah yavrusu koyduğumuzu ona anlatmak için bekleyemeyeceğim. Sen de geliyorsun değil mi?"
Çevirmen "Mr. and Ms. Brown went to the seaside" seviyesinde olunca, bu kareye kadar zor getirdiği arabayı, burada deviriyor ve buna bağlı olarak daha sonraki karelerde de saçmalamaya, öykü de iyice anlamsızlaşmaya devam ediyor.