Lucky Luke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lucky Luke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2020 Perşembe

Red Kity - Claire Bretécher

Pilote #631 (Lucky Luke 25e anniversaire), "Lucky Lite" / 1971

Claire Bretécher, 17 Nisan 1940 - 10 Şubat 2020

Asi kız "Agrippine" ve "Frustrés" (Sinirli)'nin anası pazartesi günü 79 yaşında öldü.

Gerçek bir sosyolog bakışı
Enki Bilal

1970'lerde Bretécher'in direklerinden biri olduğu Pilote dergisinde başlayan ortak tarihlerini hatırlıyor Bilal. "Ben genç bir çocuktum. Goscinny, Gotlib ama aynı zamanda Claire Bretécher tarafından çok etkilendim. O alaycı, biraz soğuk mizahı ile sıklıkla sınırda idi. Onun acımasız, küçük dudak bükmelerinden çok korkardık. Ama bu bir savunmaydı. Bu fazla erkeksi dünyadaki tek kadındı. Gerçekten çok güzeldi, bütün Pilote çizerleri ona aşıktı."

Aşık, ama aynı zamanda hayran.

"Çizgiroman ve kendine özgü mizah tarzı ile o bir öncü idi. Ama bunun gerisinde gerçek bir sosyolog bakışı yatıyordu. Ve çizgiromanlarda bugün görebildiğimizden çok daha belirgin bir feminizm."

Bu dünya hakkında adil fakat hayal kırıklığına uğramış bir bakış
Philippe Druillet

"Claire, çizgi roman tarihinde, o bir anıt, bir dâhî, bir kurucu. Kendini koruma eğiliminde olduğu doğrudur. Ancak yetenek, güzellik ve mizah üzerine odaklandığınızda, bu bazen zorunludur... aynı zamanda bu dünya hakkında adil ve hayal kırıklığına uğramış bir bakışa sahip bir savaşçıydı o. Zamanlarının bir görüntüsü olan insanlar vardır. Claire de onlardan biriydi. Daha sonra araştırmacılar o döneme dair bir fikir edinmek isterlerse, Bretécher'i daha iyi okumalıdırlar. Ama derinlerde, o, her şeyden önce, benim için, sevdiğim olağanüstü bir insan olarak kalacak."

İdolüm ve bana her zaman ilham veren bir model
Catherine Meurisse

"Bir arkadaş aracılığıyla Les Frustrés'yi keşfettim. Sonra, Drôles de femmes (Komik kadınlar) kitabını hazırlarken Montmartre'deki atölyesinde bir kez biraraya geldik. O hiç bir şey umurumda değil izlenimini veren somurtkan küçük suratıyla idi... ama inanılmaz derecede komikti! Bir mutluluk anıydı."... "Onun yaratıcılığı, ruhu, kaba ve küstah çizgisi ama aynı zamanda olağanüstü keskinliği. sahte umursamazlık ifadesiyle ve dokunmama tarzıyla, zamanıyla ilgili her şeyi anlamıştı: ebeveynler, gençler, yaralar"... “Selülit” veya “Agrippine” ile Claire Bretécher, kadınlara çizgiromanlarda başka bir vizyon getiren ilklerden biriydi ama kendisine feminist demeyi reddetti, militanlığı reddetti. Bu diğer olası yolu seviyorum. O da belki Bretécher'in gücüdür: görmeyi sağladı ama ders vermeden."

*11 Şubat 2020 tarihli Le Parisien'den aktarılmıştır.


Mekân'da Claire:
[ YETİM FERNAND ] [ KAZAZEDELER ] [ 2 ADET ] [ TADIMLIK ] [ KAZAZEDELER ]

*Red Kity başlığı talihsiz bir rastlantı ile 20 gün önce yayın tarihi bu güne planlanmış olarak hazırlanmıştı. Üzücü haberi dün eklemek zorunda kaldım, bir de vefat etiketi ile birlikte.

8 Ocak 2019 Salı

Fakir, yalnız bir kovboyum...

"Le chemin du crépuscule" Journal de Spirou #1482bis/1966,
yazan: Goscinny, çizen: Morris, çeviri: SToktan

15 Ağustos 2018 Çarşamba

Red Kit Extra!

Morris'in 1959'da bir Belçika fanzinine çizdiği bu tek sayfalık Dupuis hicvi doğal olarak ne Spiru Dergide ne de bir başka Dupuis yayınında hiç yeralmadı. Sonrasında, 1966'da Le Point'de kendine yer bulan hikâyecik, 2o sene sonra, 1986'da İtalyan formatta, 28 sayfa olarak ve sadece 1700 adet basılarak kıymete biniverdi. ▼

3 Temmuz 2018 Salı

Korsanlar vs Red Kit!

Bir Lucky Luke Hikâyesi.
Gece ekspresinin sigara içilen bir köşesinde, uğursuz görünümlü dört kabadayı kağıt oynuyordu. Küfürler ve buruşturulan banknotlar gecenin sessizliğini bozan tek şeydi, diğer yolcuların sersemlemiş halde, bir şekilde uyumaya çalıştıkları yerde... ben hariç herkes. Trenin, yük vagonunda Kaliforniya’dan gelen iki yüz elli bin dolar değerinde altın külçe taşıdığını öğrenmiştim. Bu yüzden ben de gözucuyla oturduğum köşeden bütün bagajları sadece bir çanta ve iki tabanca olan dört serseriyi izliyordum.
Kontrolörün parapetine yaslanmış olduğu vagon platformuna çıktım.
  • Şu dört «hombre»nin suratları bana bir şey söylemiyor, dedim ona.
  • Neden Luke? diye şaşırdı. Yol ücretini hiç homurdanmadan ödediler bana. Sakin görünüyorlar…
Poker oyuncuları kadar şaibeli göründü bana kontrolör. Belki de bu nedenle onlar için biraz sempati besliyordu.
  • Beni endişelendiren şey şu, diye açıkladım. Çok fazla sessizler... Gerçekten poker oynayan gerçek Kovboylar olsaydılar, şimdiye kadar sorun çıkardı. Çetenin en uğursuz tiplisi saatini kontrol ediyor ve yolun herhangi bir yerinde pencereden dışarı bakıyor, sanki nerede olduğumuzu biliyormuş gibi... Bütün bunlar bana işe yarar hiçbir şey söylemiyor...
  • Trene saldıracaklarını mı düşünüyorsun?
  • Yaparlarsa, beni şaşırtmazlar.
  • Kurşunlar uçmaya başlar başlamaz, ben bir koltuğun altına park ediyorum. Ayda otuz beş dolar için derimi havalandırmam, hayır efendim!...
Kahramanca ifadesi cevapsız kaldı, çünkü aynı anda lokomotif uzun bir ıslık çaldı ve aniden uygulanan hava frenlerinin bütün tren boyunca neden olduğu sarsıntıları hissettik. Korkuluk üzerine eğilerek yolda, ötemizde kırmızı bir fenerin sallandığını gördüm –tehlike sinyali...
Kısa bir süre sonra tren pek yumuşak olmayan bir tarzda durdu ve pulmanın iki kapısının her birinden birer maskeli adam içeri girdi, tabancasını doğrultmuş halde. Bir anda bütün yolcular uyandı ve telâş içinde koltukların altına daldılar. Herkes... uğursuz kâğıt oyuncusu ekibin lideri olan sakallı dev dışında. Hızla ayağa kalktı, kartlarını yere saçıp, ellerini altıpatlarlarının kılıflarına içgüdüsel bir hareketle götürdü... Pulmanın her iki ucunu tutan iki maskeli adamın hayranlığını ve saygısını anında yakalayan el becerisi ve rahatlığı ile korkutucu bir ifadeyle yüksek sesle ve enerjik bir şekilde küfür etti. Haydutlar silahlarının tehditkâr namlularını çevirerek konuşmacıya iltifat ettiler.
  • Pençeler yukarı! diye en yakınındakine emretti.
  • Ne o? Beni tanımıyor musun? Ben Steve Mannies, dedi dev, gaddar ve vicdansızca tetik çeken, Texas'ın en korkunç ve en ünlü tren soyguncusu olarak tanınmanın haklı gururuyla.
  • Vallahi doğru söylüyor dedi diğeri, silâhını indirerek.
  • Kim tezgâhladı bu maskaralığı? diye sordu Mannies.
  • Biz Kaptan Snikes’in çetesiyiz diye açıkladı öbürü.
  • Bundan şüphelenmiştim zaten! İnip şu acemiye iki çift lâf edeceğim...
Maskeli adam, zaten trenden inmekte olan Steve'i ve adamlarını durdurmaya kalkışmadı. Aksine, bağırarak patronuna duyurdu :
  • Bunlar Steve Mannies ve ekibi!
Snikes’ın şaşkınlığını ifade etmek için kullandığı terimleri burada tekrar etmemek daha iyi olur. Zaten Mannies fazla uzattırmadı :
  • Buraya baksana Kaptan, bu şaka ne anlama geliyor? Benim bölgemde sen ne yapıyorsun? Herkes bu çizgiyi bilir, burası benim ilgi alanımda!...
  • Binlerce özür Steve! Bir aydır senden haber alamadık ve Kaliforniya'ya gittiğini düşündük. Ama bir fikrim var. Paylaşacağız!
  • Benimle mi? Paylaşacak bir şeyim yok benim! Ama ben iyi bir oyuncuyum ve senin gibi acemi amatörleri genellikle cesaretlendiririm. Eğer yolcuları istiyorsan, buyur senindir. Temizleyin ve tüyün!...
  • Yolcular... biz yolcuları istemiyoruz. İstediğimiz şu «yüklü» vagon!
  • O benim. O yüzden buradayız, açmak için dinamit bile getirdik. İşimize burnunu sokmasaydın şimdiye kadar çantada olacaktı! Siz kendinizi tatile çıkmış turist mi sanıyorsunuz?...
Aynı anda, gecenin içinde bir silâh patladı ve Steve’in şapkası havada dans etti, bir yandan öbür yana delinerek. Yıldırım hızıyla Steve silâhını çekti ve rakip çeteye ateş etmeye başladı. Kavga artık tetiklenmişti. Her iki grup da diğerinin bu ilk atışla var olan ateşkesi ihlâl ettiğine inanıyordu. Kayaların arkasına saklandık ve birkaç saniye içinde iki grup desperado kim daha iyi ateş ediyora başladılar.
Bir saniye kaybetmeden, lokomotife doğru koştum.
  • Tebrikler Luke. Bu çok etkileyiciydi. Sen fitili ateşledin, yangını o başlattı. Bu haydutlar çakallar gibi savaşıyor! Makinisti uyardım.
  • Tanrı aşkına John, çalıştır şunu! Ver buharı!
Gürültülü makine iki puf attı, mutlu bir şekilde silâhların gümbürdemesini boğdu ve tren harekete geçti. Geriden gelen vahşî sesler azalırken, biz hız kazanıyorduk. Steve'in gürleyen sesinden, trenimizin arka ışıklarının gecenin içinde kaybolduğunu görerek kötü kelime dağarcığının tüm kaynaklarını harcayışını hâlâ duyabiliyordum.
  • Şeytan alsın beni! Biz itişip durdurken trenim çalındı, dinamitlerimle birlikte! Çeyrek milyon burnumun ucundan kaçtı gitti! Bıktım artık ben bu lânet işten! Bundan sonra eğer çiftçi olup bir toprak parçasında pancar yetiştirmezsem, asın beni! ⯁
"Pirates en Pullman" 1957, SPIROU de poche #1
yazan: Goscinny, resimler: Morris, çeviri: SToktan

4 Temmuz 2017 Salı

Kasabada bir tur - Morris & Goscinny


"Lucky Luke, Promenade dans la ville", René Goscinny (yazar) / Maurice De Bevere 'Morris' (çizer) / SToktan (çevirir), Super Pocket Pilote 1969/#3

13 Temmuz 2011 Çarşamba

Amatör sayı 13 - 17 / 1971

Amatör
Haftalık Mecmua

* Sayı: 13 / 26 temmuz 1971 / 16 sayfa / 75 kuruş
İngiliz ve Franco-Belgian tarzı çizgi roman dergiciliği bizde hep ilgi görmüştür. Doğan Kardeş'lerden Zıpzıp'lara, oradan Milliyet Çocuk'lara bu tarz dergiler hep var oldu yayın hayatımızda. 1960-70'lerde ise örneklerin oldukça çeşitlendiğini görürüz. Ceylan Dergi, Sabata, Kaplan, Arkadaş, Kızıltuğ, Büyük Ateş, Resimli Macera, Yeni 1001 Roman, gibi ve bazıları oldukça kısa ömürlü dergiler serisi.




* Sayı: 17 / 23 ağustos 1971 / 16 sayfa / 75 kuruş
İşte Amatör de o kısa ömürlülerden biri. Hatırladığım kadarı Haldun Simavi'nin Veb Ofset İleri Matbaacılık A. Ş. tarafından hepsi 1971 yılı içerisinde yayınlanmıştı. O zaman için epey iyi sayılacak bir kaliteye sahip olmasına rağmen, kimi benzerleri gibi o da devam edemedi.
ile 26 sayılık bir yayın hayatı olmuştu.
Elimdeki birkaç örneğini sizlerle paylaşarak tekrar kendimce hatırlatmak istedim. İçeriğe bazı dizilerin orijinal sayfalarından da  ekleyerek zenginleştirmeye çalıştım. Dergi içeriğini de aşağıda açtım, umarım beğenirsiniz.



Red Kit - Dalton Ana (Lucky Luke - Ma Dalton / Dargaud - 1971)
Rene Goscinny, Morris

Dalton Ana sıcağı sıcağına Amatör'de yayınlanmış.
Fazla lâfa gerek var mı?



Kara Şövalye Harekâtı (Bob Morane - Opération Chevalier Noir / Dargaud - 1969)
Henri Vernes, William Vance

Bob Morane, romancı Vernes'in çok satan bilimkurgu roman dizisinin çizgi roman uyarlaması olarak ortaya çıkmıştı.
Dizi, 1960-2008 arasında değişik çizerler arasında el değiştirdi. Kara Şövalye Harekâtı ise, William Vance'ın güçlü çizgilerine rastgelen bir sayı.


Demir Pençe (Johnny Cougar / Tiger, Hurricane - 1970, 71)
John Gillat

İngiliz Tiger ve Hurricane dergilerinde kapağa çıkmadıkça siyah-beyaz yayınlanmış, çok da sevilmiş John Gillat dizisi. Paralel seri Splash Gorton ile birlikte de devam etmişti zaman zaman.
Bizde de 1001 Roman'da ve Tarkan ile Kaptan Swing'de de dolgu olarak, Hippi Kralı Pippi veya Çiçek Bobo (Splash Gorton) ile de birlikte yayınlanmıştı. Amatör'de ise renklendirilmiş olarak okuyoruz.


Canavarlar Peşinde (Catch or Kill / TV Century 21, Countdown - 1966, pardon! 2066)
John M. Burns

Büyük üstat Burns'ün Gerry Anderson yayınlarında yoğun ürün verdiği dönemden bir dizi. TV Century 21'deki orijinalleri siyah-beyaz iken, Amatör'de renkli olarak yayınlanmış.