Reed Crandall etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Reed Crandall etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2015 Salı

EC Comics'e neler oldu?

Uzunca bir hikâyeye EC Comics'in "Picto-Fiction" serisinden 1955 tarihli "Terror Illustrated #1"in ilk hikâyesiyle başlayalım dedim. Bir Maxwell Williams (Albert Feldstein) imzalı senaryo, Reed Crandall'ın resimlemesi ile...

  
  
  
  
  
İndirmek isteyenler için; [ KAPAK HEDiYELi ]

25 Mart 2013 Pazartesi

Gammaz Yürek

The Tell-Tale Heart "Geveze (Gammaz) Yürek" Edgar Allan Poe'nun, ilk defa Ocak 1843'te James Russell Lowell'ın The Pioneer isimli dergisinde yayımlanan kısa öyküsüdür.

Poe'nun aklın karanlık yollarına nüfûz etmedeki başarısının güçlü bir örneği olan bu hikâye, takıntılı ruh haliyle işlediği cinayette bir anlamda 'haklılığına' bizi ikna etmeye çabalarken, öte yandan vicdanıyla çatışmak zorunda kalan canînin anlatısıdır.

Üzerinde çok tartışılmış ve pek çok farklı sinema eserine doğrudan kaynaklık etmiş ya da dolaylı esin kaynağı olmuş ve hattâ ortaöğrenim kitaplarına dahi girmiş bu hikâyeyi çoğumuz biliriz. Ama geçen hafta benim yaptığım gibi tekrar ele alıp benim deyimimle 'multimedya okuma' yapmanın tadını paylaşmak istersiniz belki diye küçük bir toparlama yaptım... Bir göz atalım;

Türkçe birden fazla çevirisini nette bulmak mümkün, hattâ 'fan' çevirilerini bile. Ben size yazar-çevirmen Aslı Akarsakarya'nın kendi blogunda yayınladığı çevirisini öneriyorum burada;
[ asliakarsakarya.wordpress.com/edgar allan poe/gammaz yurek ]
Ayrıca arzu ederseniz İngilizce ve bu Türkçe metnin .pdf hâli de şurada;

[ GAMMAZ YÜREK / TELL-TALE HEART .pdf ]

Çizgi uyarlaması olarak gotik deyince yine akla geleceği gibi Reed Crandall'ın Creepy sayı 3'de yayınlanmış çalışmasından söz etmek gerekiyor tabii. Bu versiyonun bizdeki eski Korku magazinlerde yayınlandığını hatırlamıyorum. Ama Lal Kitap'ın 2011 baskısı Creepy Korku Koleksiyon Serisi 1. ciltde Ayşe Karsel Zaimoğlu'nun çevirisiyle mevcut. Ayşe hanım neden "Öykü Anlatan Kalp" diye birebir çevirmiş başlığı bilemiyorum ama gerisi çok tatmin edici. Ayrıca Crandall'ın hikâyeye farklı ve sürprizli bir final çizme çabasına da dikkat çekmek lâzım.


Asıl önem arzeden çizgi uyarlama ise bence, Latin Amerikalı sanatçı Alberto Breccia'nın 1974 tarihli artistik çalışması; "El Corazon Delator". Hikâyenin hastalıklı ruhu üstad Breccia'nın kaleminde yeniden üslûplandırılmış. Çevirisini yapacaktım ki bir de baktım mr.yer6 arkadaşım epey evvel bu görevi bihakkın yerine getirmiş hem de şiirsel bir dille. Böylece nefis bir 'çizgide üslûplandırmanın sözel üslûplandırmayla takviyesi' ortaya çıkmış. Kendisinden aldığım izinle paylaşıyorum;

[ GAMMAZ KALP - BRECCIA mr.yer6 ]

Çizgi uyarlamada yine latin Amerikalı sanatçı Ricardo Villamonte'nin ve yine 1974 tarihli, Scream (Skywald) dergisindeki orijinal metne sadık çalışması görülmesi gereken bir örnek olarak duruyor.
Ayrıca;
Denny O'Neil ve Tom Palmer, Chamber of Darkness sayı 3 (1969),
Mike Golden, Marvel Classics Comics sayı 28'de (1977),
Rick Geary, Graphic Classics: Edgar Allan Poe (2004),
ve özellikle,
Richard Corben, Edgar Allan Poe's Haunts of Horror sayı2 (2013) denemesi dikkate değer.

Fazla söze gerek bırakmayacak bir paket oluşturan yukarıdaki çizgihikâyeleri bir arada inceleme imkânını alttaki bağlantıya tıklayarak bulabilirsiniz;

[ TELL-TALE HEART çr paket ]

Hikâyenin sinema uyarlamaları ise 10'dan fazla (uzunu, kısası, animasyonu...) Ama benim özellikle üzerinde durmak istediğim üç çizgifilm var.

1953 tarihli önemli bir çizgifilm, Ted Parmelee'nin yönettiği, James Mason tarafından seslendirilmiş olan ve İngiltere'de ilk x-rated çizgifilm olma vasfına sahip bir yapım.


Bir diğer çizgifilm ise Raul Garcia'ya Granada'da, 12. Uluslararası Genç Filmciler Festivali'nde En iyi İspanyol kısa filmi ve en iyi yönetmen dallarında ödül kazandıran 2005 tarihli ilginç yapım. Filmin özelliği, yukarıda sözünü ettiğim Alberto Breccia'nın çizgisinden ilham almış ve anlatıcı olarak da Bela Lugosi'nin 1940'larda yaptığı bir TV programındaki hikâyeyi okuduğu ses kaydının kullanılıyor olması. Garcia filmiyle ilgili şöyle diyor; "Yetişme çağımda beni etkilemiş olan tüm sanatçılara -Lugosi, Breccia, Hitchcock, Milton Canniff, Creepy ve Eerie korku dergileri- bir saygı duruşu, bir anlamda hepsi filmde temsil ediliyorlar."

Gregor Dashuber ve Annette Jung'un 2006 tarihli "Der Verrückte, das Herz und das Auge" (Gammaz Yürek ve Göz) da söz etmeden geçemeyeceğim bir diğer güzel çizgifilm. İşe mizah katarak konuyu ele alıyor, iyi de yapıyor.


Film listesi sıralamakla bitmiyor, onun için biz 'çizgilerde' bırakalım.
Ben bu yolculuktan çok şey öğrendim ve çok zevk aldım. İlginizi çektiyse siz de bir göz atın derim..

"Tell Tale Heart", Bernie Wrightson (Tuval üzerine yağlıboya)

22 Şubat 2013 Cuma

Ceset Hırsızı

Sinemada, çizgili yada çizgisiz edebiyatta korkuyla ilk kez nasıl yüzleştiniz, hatırlıyor musunuz? Korku insanın ilk ve en eski duygusu. Bu nedenle ona karşı kimsenin tarafsız tutum takınabileceğini düşünemiyorum. Ya ona tutkunsunuzdur, ya da yanına bile yaklaşamazsınız. Aynı şekilde korku edebiyatı ve sineması da sizin için ya bir vazgeçilmezdir veya ondan nefret edercesine uzak durursunuz... Ama asla kayıtsız kalamazsınız.  Yani şöyle bir şey yoktur: "Ehem! korku filmlerini özel bir yere oturtamam, hani olursa belki seyrederim, benim için ayrı bir önem arzetmez". Bunu birinden duyduysanız, bilin ki yalandır!

İlk korktuğunuz filmi ve kitabı da işte bu nedenle mutlaka hatırlayacaksınızdır, aksi taktirde öylesine rahatsız olmuşsunuzdur ki, onu bir daha hiç hatırlamamak maksadıyla bilinçaltınızın da altında bir yerlere tıkıştırmışsınızdır... Ama bu yine de unuttuğunuz anlamına gelmez.

Ben bu soruyu kendime yeni sormuş değilim ama geçenlerde beni korkutan ilk çizgihikâyenin bir gotik edebiyat uyarlaması olduğu ve bir de sinema versiyonunun bulunduğunu üstelik bunların ikisini de bilmediğimi fark edip, bu eksikliği gidermek üzere kolları sıvadım.

Söz konusu filmi Youtube'da, hikâyeyi içeren kitabı da Kadıköy Nezih'te buldum. Ayrıca sanırım bir klasik olduğu için internette önemli bir e-kitap sitesinde orijinal metine de eriştim.

İlk baskı kapağını yanda gördüğünüz The Body Snatcher / Ceset Hırsızı'ndan bahsediyorum tabi, İskoç yazar Robert Louis Stevenson'ın 1884'de yayınlanan kısa hikâyesinden. Ünlü yazarın bizdeki tanınmışlığı Dr Jekyll ve Mr Hyde ile Define Adası'yla sınırlı olduğu için pek bilindiğini sanmadığım bu eseri, gördüğüm kadarıyla ilk defa Can Yayınları'ndan 2012'de 'Dr. Jekyll ve Mr. Hyde ve Diğer Fantastik Öyküler' adı altında, gotikromantik dizisi bünyesinde çıkmış.

Hikâyeye konu olan karakterler, anatomist cerrah Robert Knox ve onunla bağlantılı olarak seri cinayetler mahkûmu Burke ve Hare adlı şahısların gerçek yaşamlarından esinlenilerek yaratılmışlar. Knox'un adı yerine 'Mr. K----' kullanılarak hikâyenin gerçekle bağlantısı afişe edilmemiş. Ayrıntısına fazla girmek istemesem de, aslında öykünün adı az çok kendini ele veriyor yukarıda açıkladığım karakterlerle yanyana getirildiğinde.

Eserin sinemaya uyarlanması işini ise 1945 yılında düşük bütçeli korku filmlerinin ünlü yapımcısı Val Lewton yapmış. Yönetmen koltuğunda ise henüz gençliğinde Robert Wise var. Wise'ın 3. yönetmenlik çalışması bu film. Oyuncular arasında ise Boris Karloff ve nispeten küçük bir rolde Bela Lugosi'yi birlikte görmek ise ayrı bir hoş durum.

Film kitaba göre farklar içeriyor tabi. Kısaca örneklemek gerekirse, öncelikle karakterlerde kaydırmalar var, Knox'dan sadece ve açık adıyla 'söz ediliyor'. Kitapta 'çok tanınan' olarak ifade edilen kadın karakter, filmde sokak şarkıcısı -muhtemelen kör- kıza dönüştürülmüş ve bir dramatik unsur olarak değerlendirilmişken, zamanın Hollywood filmlerinde bir zorunlulukmuş gibi tıkıştırılan şarkılı pasajları da böylece halletmişler. Filmdeki bir ilave dramatik unsur da kötürüm kız çocuk. "Böyle kör-topal bu film nereye gider?" demeyin, usta oyuncular ve Robert Wise'ın başarılı yönetimi sayesinde hikâyenin rahatsız edici boyutu ile başarılı şekilde harmanlanarak bu dar bütçeli prodüksiyondan iyi bir gotik korku filmi yaratılmış.

Eğer henüz seyretmediyseniz, benim gibi günümüz korku sinemasının kanrevan içinde ve özel efekte boğulmuş halinden yorulmuş olanlara ayrıca iyi gelecektir.


Ceset Hırsızı'nın çizgi uyarlaması ise aslında bir Warren klasiği. Eserin Creepy #7'de şubat 1966'da yayınlanan, Archie Goodwin'in uyarlaması ile tarzın usta çizeri Reed Crandal'ın elinden çıkma, 8 sayfaya sığdırılmış hali. Bu kısa çizgihikâye ülkemizde 1968'de Korku magazin sayı 39 - 40'da ikiye bölünerek ve daha sonra 1971'de Dehşet #2'de birleştirilerek, 'Ceset Hırsızları!' adı altında yayınlanmıştı. İşte aklımdan hiç çıkmayan o son kareyi büyük ihtimalle Korku magazin'deki karşılaşmamızdan (İstiklâl caddesinde bir kaldırım satıcısı ya da kioskdan babama aldırdığımı bile) hatırlıyorum.

Eser bunca kısaltmaya rağmen ruhundan fazla kaybetmeden ustaca çizgileştirilmiş. Yukarda madem bahsettik, filmde sokak şarkıcısına dönüşen kız, burada 'çiçekçi kız' olarak karşımıza çıkıyor. Goodwin'in uyarlaması bana kurgusu itibariyle daha ziyade filmdenmiş izlenimi verdi. Gerçi Goodwin'in anlatıcı metinlerini orijinal İngilizce metinde aradığımda bir çok birebir ya da benzer cümlelerle karşılaştığımı, yani asıl metine sadık kalınmaya da çalışıldığını söylemeliyim.

Bu uyarlama için kaynak olarak asla yukarda sözünü ettiğin iki eski yayını önermiyorum elbette. Saçma sapan çevirilerini aşağıda verdiğim kendi çevirimle ya da Lâl Kitap'ın o muhteşem baskısındaki Ayşe Özlem Zaimoğlu'nun çevirisiyle karşılaştırıp biraz eğlenmek istiyorsanız başka tabi...

Yeri gelmişken Lâl kitabın bu önemli yayınından söz etmeden geçmek olmaz. Eerie ve Creepy'nin DarkHorse tarafından yeniden hayata kazandırılan Koleksiyon serisinin ilk ikişer kitabını 2011'de yayınlayarak bu önemli açığı kapatmak üzere harekete geçtiler. Ben iki serinin de 1. kitaplarını aldım, kalitesini gördükten sonra 2. leri de en kısa zamanda almaya kararlıyım. Zaten bu hizmetin (ben buna ticaretten ziyade hizmet gözüyle bakıyorum artık) sürebilmesi için de alıcısının olması gerekiyor.

Bu üç ayrı platformdan okumayı -eğer isterseniz- geriye doğru yapmanızı öneriyorum. Çizgihikâye, film, orijinal kısahikâye sırasıyla, tatmin edici bir sonuç alacağınızı düşünüyorum, benim gibi. Orijinal ve uyarlamalar arasındaki küçük final farkları da ayrıca değerlendirme gerektirebilir. Kendi çevirim, orijinal Goodwin metinine mümkün olduğunca sadık kalarak, tamamen kişisel nedenlerle, sırf bu keyfi yaşamak için, bu üçlü okuma sürecinde yapılmıştır. (Lâl Kitap kızmaz umarım)