Gil Jourdan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gil Jourdan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2025 Pazar

Gil Jourdan #04


"Les cargos du crépuscule"
Yazıp çizen: Maurice Tillieux
Çeviren: SToktan
Ön baskı: Journal Spirou #1113-#1137 /1959
1. baskı: Dupuis /1961


Ağustos 1959'dan Ocak 1960'a kadar Spirou'da yayınlanan Les cargos du crépuscule, Tillieux'nün sanatında en yüksek noktaya işaret ediyordu.
Koca burun tarzı grafikle başlayan üslup, albüm boyunca dramatik ivmeye uygun olarak yarı gerçekçiliğe doğru evrilir. Tillieux üsluptaki bu değişimi Charles Dupuis'nin baskısıyla açıklıyor. Franquin'in tarzına takıntılı olan yayıncı, çizerlerine bu tarzdan ilham almalarını şiddetle tavsiye ederdi. "Ben büyük hayranlık duyduğum Hergé'nin tarzına daha yakındım. Bu yüzden karakterlerim yarı gerçekçiydi, özellikle de oranlara saygı duyuyordum ve Franquin'in yaptığı gibi onları indirgemek ve karikatür tarzında çalışmak zorunda kaldım. Crouton iyiydi, Yusufçuk (Libellule) zaten daha zordu, ama Gil Jourdan'a gelince, her zaman bir boşluk vardı!"
Tillieux'nün gerçekçi mizacının kendini en özgürce ifade ettiği alan mekanik makinelerin tasviridir.
Gil Jourdan'ın önceki albümlerinde eski bir Ford uçurumdan düştü, bir Frégate ağaca çarptı, bir Facel Vega ve bir Dauphine dalgalar tarafından sürüklendi, ancak Tillieux buruşuk metal için ilk yavaş valsine Les cargos du crépuscule'de başladı. Dört Art arda dört sayfa boyunca çizer, bir Caterpillar buldozerini ateşe vermeden önce bir Berliet kamyonu ile bir Peugeot 203 arasında tam bir kargaşaya neden oluyor. Evinin yakınında yapım aşamasında olan bir otoyol ise, ona hafriyat makinelerinin modellerini sağlamıştır. Alacakaranlıkta rıhtımın kıyılarında geçen yedi sayfalık final sekansında da özel mekan keşiflerinden yararlanılır. "Tam olarak neye benzediğini hatırlayamıyordum, bu yüzden oraya tekrar gittim. Bunu yapmak zorundaydım.
Eğer çok spesifik bir yer söz konususa, orayı bilen insanların o yeri tanıyabilmesi gerekir." Bu inandırıcılık kaygısının ötesinde, ortaya çıkan benzersiz bir dünya görüşüdür. Karanlık bir ara sokak, eskimiş bir çatı, bir su birikintisi, parlak bir kaldırım, gecenin içindeki bir ışık, çizerin kaleminin bir ruh hali oluşturması, bir atmosfer yaratması için gereken tek şeydir. Bu açıdan, mizahının ötesinde, Tillieux grafiksel olarak çizgiromanın Simenon'u olarak öne çıkar. Belki de "Belçika çok yağmur yağan bir ülke" olduğu içindir.
José-Louis BOCQUET

4 Ağustos 2024 Pazar

Gil Jourdan #03


"La voiture immergée"
Yazıp çizen: Maurice Tillieux
Çeviren: SToktan
Ön baskı: Spirou Journal #1067/1958-#1089/1959
1. baskı: Dupuis / 1960




Batık Araba Eylül 1958'de Spirou'da yayınlamaya başladığında Maurice Tillieux gücünün zirvesindeydi. Bugün başyapıtı olarak kabul edilen Batık Araba, kitapçılarda yerini aldığında bu bir zafer olmadı. Spirou'nun genç okurları için fazla yetişkindi,
fazla modern... Birçok gerçekçi kült çizgi roman gibi. Bu türün büyük geleneğinde saf bir dedektiflik hikayesiydi: Kim öldürdü? Ve neden öldürdü? Tillieux'nün büyük başarısı, ilk cinayetin aracı olarak doğal bir unsuru -denizle kaplı bir yol- kullanmasıydı. Bu, hem sansürü aşmanın zekice bir yoludur -kanlı bir ceset yoktur- ve aynı zamanda olay örgüsünün kaygı uyandırıcı değerini arttırır.
Dörtnala koşan bir atın hızıyla yükselen gelgitten asla daha hızlı koşamazsınız. Şeytan Geçidi için ise bir modeli vardı, Maurice Tillieux şöyle açıklıyor: "Batık Araba, Noirmoutier adasında başlıyor. Şeytan Geçidi gerçekten var, adayı anakaraya bağlayan bir geçit... Oraya gittiğimde geçtim ve her gelgitte örtülen bu yol beni baştan çıkardı. Gelgitten önce yola çıktık ve zaman kazanmak için biraz suyun içinde gitmek zorunda kaldık... Hikayemi sırf bu ortamı kullanmak için kurguladım!"
1962 yılında, albüm çıktıktan iki yıl sonra, Charles Dupuis ve çizeri merak içindeydi. Sinema ekranlarında, Henri Decoin'in yönettiği Maléfices adlı film, La voiture immergée ile bazı benzerlikler taşıyordu. Noirmoutier'de çekilen ve başrolünde Juliette Gréco'nun oynadığı bu uzun metrajlı film, Clouzot ve Hitchcock'a ilham vermesiyle ünlü Boileau-Narcejac ikilisinin bir önceki yıl yayımlanan romanından uyarlanmıştır. Charles Dupuis geri adım atmadı ve yönetmenden bazı açıklamalar istedi. Henri Decoin, Tillieux'nün albümünü hiç eline almadığını iddia etti. "Garip bir şekilde, filmdeki çekim albümdekiyle tamamen aynıydı: araba ilerliyor, farlar açık, ahşap tabelalar boyunca, panoramik çerçeve, gece. Filmde de kadraj tamamen aynı."

3 Mart 2024 Pazar

Gil Jourdan #02


"Popaïne et vieux tableaux"
Yazıp çizen: Maurice Tillieux
Çeviren: SToktan
Ön baskı: Spirou Journal #990-#1031 / 1957
1. baskı: Dupuis / 1959

Dupuis kataloğunun yayıncılık yıllıklarında neredeyse benzersiz olan ilk Gil Jourdan macerası iki kitaplık bir albüm olarak yazılmıştır. Birbirini takip eden birkaç ciltlik seri öyküler nadir olmasa da, o zamana kadar sadece Hergé ve Jacobs bu özel formata girişmişti. Eylül 1956 ile Ocak 1958 arasında Spirou'da yayınlanan Libellule s'évade ve Popaine et vieux tableaux tek bir anlatı bütünü oluşturur. Konu belli: Gil Jourdan uluslararası bir uyuşturucu kaçakçılığı şebekesini çökertiyor. Tillieux bu iki bölümü yazmak için doğrudan Félix'in iki bölümünden, Les mésaventures de Cabarez ve Trafic de coco'dan yararlanmıştır.

Eğer Tillieux burada "kendi kendini geri dönüştürmeyi" icat ediyorsa, bunda Hergé yönteminin etkisini de görmek mümkün - Hergé Tenten'i sistematik olarak siyah beyaz yeniden çizmemiş miydi?

Libellule s'évade ve Popaine et vieux tableaux, Heroic-Albums'da yayınlanan Felix versiyonlarından geliştirip iyileştirmiştir. Ancak "popaïne" terimi "cocaïne"in yerini almıştır. Bu dönemde korumacı Fransız sansürü Belçikalı yazarları dize getirmişti. Bu durum yazarın, iki ciltlik albümün Fransa'da dağıtılmasını engellemeye çalışan Fransız yetkililere karşı kendini haklı çıkarmak için mücadele etmesini kaçınılmaz kıldı. "Bana dediler ki: "Bir çizgi romanda 'popaine' diyemezsin, o bir uyuşturucu. Onlara böyle bir şeyin varolmadığını ve sansür sorunlarından kaçınmak için bu kelimeyi bilerek icat ettiğimi açıklamak zorunda kaldım!"

Müfettiş Crouton'un alaya alınma şekli de pek hoş karşılanmaz. "Onlara polisle her zaman dalga geçtiğimizi, bunun her zaman hırsız ve jandarma prensibi olduğunu anlattım. Sonunda kabul ettiler."

Polisiye olay örgüsü, soruşturması ve çözümünün ötesinde, dizinin temellerini atan 'alt olay örgüsü'. Buradaki riskler iki yönlüdür. Gil Jourdan, kendi başına bir kahraman olarak var olabilmek için uyuşturucu kaçakçılarını parmaklıklar ardına koymak zorundadır. Kendisine tanıtım ve şöhret getirmesi gereken bu soruşturmayı finanse etmek için cüzdanını boşaltıyor; dolayısıyla başarısı ekonomik bir ölüm kalım meselesidir aynı zamanda.

Gerçeği aramak artık karşılıksız bir eylem değil. Gil Jourdan'ın ilk macerası, atılıma geçen genç bir adamın macerasıdır. "Gil Jourdan hukuk diplomasını yeni almıştır. Yani 20-21 yaşlarında. Bunun komik olduğunu düşündüm, çünkü prensipte hukuk diploması her şeye yol açar -dışına çıktığınız sürece!"

*** Maurice Tillieux, üç kahramanı doğrudan Félix, Allume-Gaz ve Cabarez'in soyundan gelen Gil Jourdan'dan başlayarak Félix senaryolarından bazılarını başka dizilere de uyarladı. Félix için tasarlanan senaryolar aynı zamanda Arthur Piroton tarafından çizilen Jess Long serisinin birkaç bölümünü, Will için Tif et Tondu'nun birkaç macerasını ve Walthéry için Natacha'nın iki macerasını sağladı. -José-Louis BOCQUET

11 Şubat 2024 Pazar

Gil Jourdan #01

"Libellule s'évade"
Yazıp çizen: Maurice Tillieux
Çeviren: SToktan
Ön baskı: Spirou Journal #962-#988 / 1956
1. baskı: Dupuis / 1959

Gil Jourdan 20 Eylül 1956'da Spirou'ya katılır. Libellule s'évade (Yusufçuk Kaçıyor)'in ilk sayfasından itibaren Jourdan - Yusufçuk (Libellule) - Crouton üçgeni oluşur. Aslında, bu tanıdık üçlü, "Félix, Cabarez ve Allume-Gaz karakterlerinden bir sapmaydı. Spirou için bir seri yapmam istendiğinde, aynı karakterlerle devam etmek isterdim, ancak yayıncı yeni bir şey olmasını tercih etti, ben de onları Gil Jourdan, Libellule ve Crouton'a dönüştürdüm. Yani Gil Jourdan'ın sadece yayıncı değiştirdiğim için doğduğunu söyleyebilirsiniz." Bununla birlikte, yazar amacını geliştiriyor. Gil (Gilbert) Jourdan, Yusufçuk ve Müfettiş Crouton ile Tillieux, polisiye öykünün kutsal üçlüsünü tek bir varlıkta bir araya getiriyor: özel dedektif, dolandırıcı -ıslah olmuş bir dolandırıcı- ve polis müfettişi.

Kişilik aktarımındaki en dikkat çekici değişiklik profesyonel düzeyde gerçekleşir. Jourdan bir özel dedektiftir. “O bilindik, aynı türden geleneksel bir karakter. İlginç olan karakter değil, onu kullanma şeklinizdir.”

Maurice Tillieux kesinlikle bir gerilim yazarı. Ancak bu türün ötesine geçtiyse, bunu maksimum dozda mizahla besleyerek yaptı. (*Ünlü diyalog yazarı) Michel Audiard'ın Les Tontons flingueurs (*1963)'de bunu resmileştirmesinden birkaç yıl önce, Tillieux alay ve aksiyon arasındaki zor dengeyi bulmuştu. “Kahraman, hayata geçirilmesi zor bir karakterdir. Bir diziyi dizi yapan ikincil karakterlerdir. Gil Jourdan'ın durumunda bunlar, onun iki yardakçısı Crouton ve Yusufçuk'dür.” Beceriksiz ve sakar bir karakter olan Müfettiş Crouton, jandarmayla dalga geçen Grand Guignol (*Büyük Kukla Tiyatrosu) geleneğinden geliyor. “Tamamen komik bir unsur olarak var olan bir karikatür.” Polis Crouton ile eski kedi hırsız Yusufçuk arasındaki sürekli karşıtlık, hem görsel hem de sözel şakaların çoğuna yol açıyor. Ancak Crouton geleneksel bir çizgi roman karakteri iken, Yusufçuk "iğrenç kelime oyunları" ile gerçekten orijinal bir yaratımdır. "Kötü kelime oyunları yapan insanlardan her zaman nefret etmişimdir. Kelime oyunlarını takdir etmediğimden değil, tam tersine, iyi olmaları şartıyla. Ama pek çok insan sadece güldüren gerçekten kötü kelime oyunları yapıyor. Bu yüzden garip bir gülümseme, biraz da ürperti oluşuyor. İşte bu düşünceyle Yusufçuk’un ağzına bu kelime oyunlarını yerleştirmeye başladım. Bu zengin buluşun yanı sıra, Tillieux her şeyden önce katıksız bir diyalog yazarı. Mizahi maceranın bu zor kategorisinde, kurgusal yaratıklarının konuşmalarını nasıl kişiselleştireceğini herkesten daha iyi biliyor. Ne kadar ikincil olursa olsun, her karakterin kendine has bir sesi ve üslubu vardır. Çizgiroman diyalog yazarının sanatı budur: kağıt üzerindeki kelimelerin duyulmasını sağlamak. Ve Tillieux'nün durumunda, duyulabilir bir kahkaha uyandırmak. -José-Louis BOCQUET

1 Şubat 2024 Perşembe

Gil Jourdan 00 (geliştirilmiş olarak)


1963 yılında Tillieux, Spirou'nun "özel tatil" ekinden (No. 1316, 4 Temmuz) yararlanarak okuyucularına kısa bir Gil Jourdan'sız Gil Jourdan öyküsü sundu... Takip (La Poursuite)'de Crouton ve Yusufçuk arasındaki ilişkinin kaotik kökenlerini ve ikincisinin hapse atılmasını keşfediyoruz. Yusufçuk kaçıyor (Libellule s'évade)'dan yedi yıl sonra üretilen bu öykü, esasen serinin ilk albümüne bir giriş niteliği taşıyor. Bu nedenle daha önce paylaştığım bu vak'ayı elden ve gözden geçirip 1. albümün önüne koymayı uygun gördüm. Hadi bakalım...

CROUTON, BAY TILLIEUX'YA DİYOR Kİ:
"MUTLU DEĞİLİM."

Bugün Crouton stüdyoma geldi ve masama oturdu.
CROUTON. - Ben mutlu değilim!
BEN. - İnsanlar zaten hep mutlu olmadıklarını söylerler.
CROUTON. - Özellikle ben. Ve bunun için iyi bir sebebim var.
BEN. - Mutlu musun?
CROUTON. - Hayır, mutlu değilim! Kendini benim yerime koy. Bir milyon okuyucunun önünde alay edilmeye dayanabilir misin?
BEN. - Abartmayalım.
CROUTON. - Ne demek istiyorsun? "Spirou'nun bir milyon okuyucusu yok mu?
BEN. - Beni yanlış anladın. Yani, seni aptal yerine koymuyorum.
CROUTON. - Bu konuyu bilmeden rahatça konuşuyorsun. Gayet açıktır ki 'Kaçış'ta benim rolümü sen oynamıyorsun.
BEN. - Benim için çok zor olurdu.
CROUTON. - Bu hikâyeyi neden anlattın?
BEN. - Okuyucuların, Gil Jourdan onu dürüst bir adam yapmadan önce Yusufçuk ile ilişkinizin nasıl olduğunu bilmek isteyeceklerini düşündüm...
CROUTON. - Hapisten kaçmasına yardım ederek. "Yusufçuk kaçıyor" dediğiniz hikayeyi hatırlayacağım.
BEN. - Casimir Delavigne gibi diyebilirim ki: "Çoğu zaman büyük bir suç erdeme yol açar". Ama lütfen, bu konuya tekrar girmeyelim. Sonunda Jourdan'ın sana karşı çok iyi olduğunu gayet iyi biliyorsun.
CROUTON. - Öyle olsun! Ama benim aracılığımla tüm polis teşkilatını hedef aldığının farkında mıydın?
BEN. - Bunu düşünmeye değer.
CROUTON. - Bilseydim, gelmezdim.
BEN. - İşte buradasın, kendin servis ediyorsun ama başkasının sana servis etmesine izin vermiyorsun.
CROUTON. - Bu farklı bir şey.
BEN. - İstisnasız hiçbir kural olmadığını kabul ediyor musunuz?
CROUTON. - Tabii ki.
BEN. - Dolayısıyla, a priori, tüm kuralların bir istisnasıdır.
CROUTON. - Nereye varmak istediğini görebiliyorum.

BEN. - Polis etkilidir, bu kimsenin tartışmayı hayal bile edemeyeceği bir gerçektir.
CROUTON. - İşte buradayız! Hizmetliden Emniyet Müdürüne kadar, benim dışımda herkes etkilidir. Başka bir deyişle, ben bir aptalım.
BEN. - Bu kelimeye kesinlikle itiraz ediyorum. Savurgan, dalgın, bazen tutarsız, evet... ama aptal değil!
CROUTON. - Ah
BEN. - Hatalarını telafi edecek niteliklere sahipsin. Sen işin kaymağısın. Sana bir örnek vereyim: "Takip"te otuz gün uzaklaştırma verdiğin memuru rapor ettin mi?
CROUTON. - Tabii ki hayır; kötü ruh halimden o sorumlu değildi.
BEN. - İşte böyle. Aslında, herkes seni seviyor. Sen tatildeyken Adli Polis ofisleri, asık suratlı meslektaşlarınızın bir cenaze töreni için toplanmış gibi göründüğü ölüm odaları gibidir: fantezi ölmüştür. Ve herkes şöyle düşünüyor: "Yaşlı Crouton'un dönmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Ona ihtiyacımız var". İşte bu, sana ihtiyacımız var. İyi eğlenceler... ve inan bana, herkes bunu yapamaz.
CROUTON. - Kısacası, benim bir varlık sebebim var.
BEN. - Sana ne söylüyorum?
CROUTON. - Ben işe yaramaz değilim.
BEN. - Tam tersine.
CROUTON. - Bunu duyduğuma sevindim.
BEN. - Sonunda mutlu olacağını biliyordum. Artık bana kızgın değil misin?
CROUTON. - Hem de hiç! Ve bunu sana katıldığım bir sonraki Gil Jourdan soruşturması hakkında bazı ilginç ipuçları vererek kanıtlayacağım. Görüyorsun ya...
BEN. - Oh hayır, Müfettiş, burada olmaz... okuyucuların önünde olmaz, yoksa mutlu olmam... Hadi!

Karşıdaki bara gidiyoruz, orada iki tonik içerken Müfettiş Crouton bana yakında sizinle paylaşacağım olağanüstü bir hikaye anlatıyor.

"Crouton dit à M.Tillieux : Je ne suis pas content" Maurice Tillieux (Editoryal)

10 Mart 2020 Salı

Gil Jourdan, "Takip"

1 / 12
Sayfa 1
2 / 12
Sayfa 2
3 / 12
Sayfa 3
4 / 12
Sayfa 4
5 / 12
Sayfa 5
6 / 12
Sayfa 6
7 / 12
Sayfa 7
8 / 12
Sayfa 8
9 / 12
Sayfa 9
10 / 12
Sayfa 10
11 / 12
Sayfa 11
12 / 12
Sayfa 12

Gil Jourdan, "La poursuite" / Journal de Spirou #1316 / 1963 - Maurice Tillieux, çeviri: SToktan. *1956'da başlayan Gil Jourdan için 1963'de çizilmiş, içinde Jourdan olmayan bir prequel (giriş).