Dupuis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dupuis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2026 Pazar

Morgda Boş Yer Yok

"Özel dedektifler arasında, telefon rehberinde reklam veren eski, saygın ajansların yanı sıra, fabrika gözetimi veya grevcileri dövme konusunda uzmanlaşmış, çalışanlarının çoğu eski suçlu veya eski polis olan küçük ajanslar da var.

Morgue Pleine'deki özel dedektifim Tarpon tamamen gerçekçi değil. O bir taslak. Yalnız bir özel dedektif karakteri yaratmaya çalıştım. Onun gibi birinin var olup olmadığını bilmiyorum.

Oldukça düşük bir temelden başladım çünkü bu karakterle başka hikayeler de anlatmak istiyorum. Yavaş yavaş kendini eğittiğini, daha kültürlü ve daha politik bilinçli hale geldiğini göreceğiz. Şimdilik, onu tamamen "Amerikan" bir hikayenin merkezine yerleştirdim.

[...] Birinci şahıs ağzından bir hikaye yazmanın ne kadar korkunç olduğunu fark edince, Haymann'ı icat ettim: Tarpon'a bilgi veriyor, bunun için orada. O da klişe bir karakter.

Morgue Pleine aceleyle yazıldı çünkü vergilerimi ödemem gerekiyordu. El yazmasını 12 veya 13 Kasım'da teslim ettim; ertesi gün vergi dairesine verebilmek için çekin hazır olmasını istemiştim! Ve sonraki altı ay boyunca kendime bu kitabın berbat olduğunu söyleyip durdum…" -Manchette.

Luc Geslin ve Georges Rieben ile yapılan röportajdan alıntı. Ağustos 1973'te Mystère Dergisi'nde yayınlandı.

Polar/1984
Yönetmen: Jacques Bral
Jean-Patrick Manchette'nin "Morgue pleine" adlı romanı esas alınarak Jacques Bral tarafından serbestçe uyarlanmıştır.
Jean-François Balmer: Eugène Tarpon
Sandra Montaigu: Charlotte Le Dantex

Cabanes+Manchette'i ilk kez çalışmıyorum, daha önce "Fatale"in çevirisini "Ölümcül" adıyla yapıp paylaşmıştım. 2014'de Dupuis'in yayınladığı o eserin ardından aynı doğrultuda bir diğer Cabanes eserinin peşine düşme gereği hissedince karşıma çıkan Morgue pleine adlı 2021 tarihli kara polisiye albümü benim için kaçınılmaz olmuştu.

Manchette'nin 1973 tarihli kara mizah ve alaycılığın ön planda olduğu, klasik özel dedektif karakterini yeniden ele aldığı bu son derece keyifli romanını Cabanes, 101 sayfalık heyecan dolu, gayet hızlı ilerleyen, patlayıcı, iğneleyici ve komik bir gerilim grafikromanı hâline getirmiş.

1 Eylül 2025 Pazartesi

Paul Foran - Mumya

Yazan?: Gil (José Ramon Larraz)
Senaryo: Miguel Cusso
Çizen: Jordi (Jordi Bernet)
Çeviri: SToktan
Ön baskı: Spirou #1658-#1670 /1968
1. baskı: Dupuis
Paul Foran #4 – "La momie" /1979
Rolf Karsten #4 - "De Mummie" /1979
Paul Foran - "La Momia" AVENTURAS SUPER-X #2 /1978
"A múmia", Mundo de Aventuras #106-107 /1970
"Eski efsanelerin anıları, kesinlikle akılcı bir açıklaması olan gerçeklere fantastik gerekçeler yüklenmesine yol açar!"

4 Mayıs 2025 Pazar

Ölümcül - Cabanes, Manchette



"Fatale"
Yazan :Jean-Patrick Manchette
Uyarlama :Max Cabanes, Doug Headline
Çizen :Max Cabanes
Yayıncı :Dupuis / 2014
Koleksiyon :Aire Libre
Çeviri :SToktan

1942'de Marsilya'da doğan ve 1995'te Paris'te ölen Manchette, 1970'li ve 1980'li yılların en etkili Fransız polisiye yazarlarından biri olarak kabul edilmektedir. Anglosakson noir ve hard-boiled kurgusuna olan ilgisi, ne kahramanlarını ne de yardımcı karakterlerini esirgeyen davranışçı yazımında tam olarak ifade edilmektedir. Çok sayıda yazısının (makaleler, romanlar, film ve TV senaryoları) yanı sıra yazarın romanları sinemaya ("Nada" 1974'de Claude Chabrol, Folle à tuer 1975'te Yves Boisset, 3 hommes à abattre 1981'de Jacques Deray ve Pour la peau d'un flic 1981'de Alain Delon tarafından) ve Tardi tarafından da çizgiromanlara uyarlanmıştır, Le Petit Bleu de la cote ouest (Humanoïdes Associés, 2005), La Position du tireur couché (Futuropolis, 2010) ve Ô dingos, ô châteaux! (Futuropolis, 2011). Tardi 1977'de 'Fatale'in kapağını resimlemiş ve aynı zamanda romanın ilk siyah-beyaz uyarlaması üzerinde çalışmaya başlamıştı. İki üstad, zamanlarını ve enerjilerini Ekim 1978'de yayınlanan yeni 'Griffu' projesine ayırmayı tercih ederek bu çalışmaya gönüllü olarak ara vermeden önce yirmi bir pano üretildi. Tardi'nin 21 “yayınlanmamış” panosu nihayet Thierry Groensteen tarafından yazılan ve Ocak 1980'de Magic Strip tarafından yayınlanan Tardi Monografisinde yayınlandı.

Manchette'in ölümünün ardından yarım kalan La Princesse du sang (Dupuis tarafından 2009 ve 2011'de yayınlanan iki albüm) romanında birlikte çalışmış olan Headline ve Cabanes, bu alacakaranlık masalının tamamını Antoine Blondin'in ironik sözüne atıfta bulunarak Fatale’de en iyisini ortaya koyuyor: “Bütün kadınlar ölümcüldür; onlara hayatlarımızı borçlu olarak başlarız ve sonunda çöküşümüze neden olurlar.” Dolayısıyla, okuyucular, Simenon, Chandler ve James Ellroy'un daha yakın tarihli üslubunu, ahlaksızlık, gelenek, yozlaşma ve kandaki kefaret tarafından boğulmuş bir mikrokozmosu sert bir ışık ve belirli bir sözel asiditeyle betimleme biçiminde hatırlayacaklar...

Kapağın sol yarısında, “Fatale”, son zamanların gişe rekorları kıran ikonlarından (Besson'un ‘Nikita’sı, Tarantino'nun ‘Kill Bill’i ya da ‘XIII’ destanındaki katil Irina) çok da uzak olmayan, alışılmadık kahramanının soğukkanlı ve kararlı yüzünü sergiliyor: düşük bir açıdan, kameranın görüş alanı dışında görünmeyen bir avı izleyen meraklı bakışlarıyla bu yüz, hiç şüphesiz ölümün ya da intikamın yüzü. Gerilim temasına uygun olarak, tüm geleneksel sembolik renkler mevcut: Masque'ın efsanevi baskılarına yakışır şekilde sarı ve siyah, biraz fantastik olmanın ötesinde yeşilimsi bir parıltı ve rıhtım ya da depoları çağrıştıran bir fon. Hepsinden önemlisi, bir

zincire asılı ağır, metal bir kanca katilin yüzüne paralel uzanıyor, yani cellat ile silah veya potansiyel işkence arasındaki ilişki gelecekteki kurbanlar için iyiye işaret değil! Başka bir serinin (Fatale, Sean Philips ve Ed Brubaker; 2012, Delcourt) üstlendiği başlığa göre, bu görsel okuyuculara belirsiz bir karışımı duyuruyor: ölümcül kadının romantik ve sinematik arketipi ile ölümün kaçınılmaz ağırlığı arasında, bu anti-kahramanın kaderi ne olacak? Güç ve boyun eğmenin, ittifak ve engellemenin, durgunluk ve dalgalanma etkisinin ikili sembolü olan zincir, şüphesiz ve gerçek anlamda olay örgüsünün altında yatan mekanizmaları ortaya koyuyor. Gölgeler ve siluetler, finansal dişliler ve siyasi anlaşmalar arasında herkes kaçınılmaz olarak yakalanacak: suçun, gecikmiş itirafın ve bazen (çok) hızlı bir adaletin parlayan ışığında, artık son nefesin bile yeri yoktur.

Philippe TOMBLAINE

1 Nisan 2025 Salı

Paul Foran - Gölün Gizemi


Yazan?: Gil (José Ramon Larraz)
Senaryo: Miguel Cusso
Çizen: Montero (Jesus Blasco)
Çeviri: SToktan
Ön baskı: Spirou #1591-#1602 /1968
1. baskı: Dupuis
Paul Foran #3 – "Le mystère du lac" /1978
Rolf Karsten #3 - "Het Raadsel Van Het Meer" /1978
"O mistério do lago", Mundo de Aventuras #72 /1975

Spiru Dergide yayınlanan ilk Foran hikâyesi olan Gölün Gizemi, on sene sonra 'her neden ise' serinin 3. kitabı olmuştu. Bu çeviri sırasında 25. sayfadaki bir panelde bahsi geçen 'bomba' ise bu sayıdaki asıl 'tuhaflık' oldu. "Bu da nerden çıktı, bir şey mi atladım" derken Spiru önbaskısına göz atmak kaçınılmaz olunca bir de baktım ki, Spiru dergi #1595'deki sonsayfa B panosu ile #1596'daki ilk sayfa A panosu Dupuis baskımızın bu 3. sayısında yine 'her neden ise' devre dışı bırakılmış ve söz konusu bomba da tam olarak orada yer alıyor. Hâl böyle olunca, bu iki sayfayı da çevirimizin uygun yerine tıkamak farz oldu tabi... meraklısı için.

2 Şubat 2025 Pazar

Gil Jourdan #04


"Les cargos du crépuscule"
Yazıp çizen: Maurice Tillieux
Çeviren: SToktan
Ön baskı: Journal Spirou #1113-#1137 /1959
1. baskı: Dupuis /1961


Ağustos 1959'dan Ocak 1960'a kadar Spirou'da yayınlanan Les cargos du crépuscule, Tillieux'nün sanatında en yüksek noktaya işaret ediyordu.
Koca burun tarzı grafikle başlayan üslup, albüm boyunca dramatik ivmeye uygun olarak yarı gerçekçiliğe doğru evrilir. Tillieux üsluptaki bu değişimi Charles Dupuis'nin baskısıyla açıklıyor. Franquin'in tarzına takıntılı olan yayıncı, çizerlerine bu tarzdan ilham almalarını şiddetle tavsiye ederdi. "Ben büyük hayranlık duyduğum Hergé'nin tarzına daha yakındım. Bu yüzden karakterlerim yarı gerçekçiydi, özellikle de oranlara saygı duyuyordum ve Franquin'in yaptığı gibi onları indirgemek ve karikatür tarzında çalışmak zorunda kaldım. Crouton iyiydi, Yusufçuk (Libellule) zaten daha zordu, ama Gil Jourdan'a gelince, her zaman bir boşluk vardı!"
Tillieux'nün gerçekçi mizacının kendini en özgürce ifade ettiği alan mekanik makinelerin tasviridir.
Gil Jourdan'ın önceki albümlerinde eski bir Ford uçurumdan düştü, bir Frégate ağaca çarptı, bir Facel Vega ve bir Dauphine dalgalar tarafından sürüklendi, ancak Tillieux buruşuk metal için ilk yavaş valsine Les cargos du crépuscule'de başladı. Dört Art arda dört sayfa boyunca çizer, bir Caterpillar buldozerini ateşe vermeden önce bir Berliet kamyonu ile bir Peugeot 203 arasında tam bir kargaşaya neden oluyor. Evinin yakınında yapım aşamasında olan bir otoyol ise, ona hafriyat makinelerinin modellerini sağlamıştır. Alacakaranlıkta rıhtımın kıyılarında geçen yedi sayfalık final sekansında da özel mekan keşiflerinden yararlanılır. "Tam olarak neye benzediğini hatırlayamıyordum, bu yüzden oraya tekrar gittim. Bunu yapmak zorundaydım.
Eğer çok spesifik bir yer söz konususa, orayı bilen insanların o yeri tanıyabilmesi gerekir." Bu inandırıcılık kaygısının ötesinde, ortaya çıkan benzersiz bir dünya görüşüdür. Karanlık bir ara sokak, eskimiş bir çatı, bir su birikintisi, parlak bir kaldırım, gecenin içindeki bir ışık, çizerin kaleminin bir ruh hali oluşturması, bir atmosfer yaratması için gereken tek şeydir. Bu açıdan, mizahının ötesinde, Tillieux grafiksel olarak çizgiromanın Simenon'u olarak öne çıkar. Belki de "Belçika çok yağmur yağan bir ülke" olduğu içindir.
José-Louis BOCQUET

1 Ocak 2025 Çarşamba

Paul Foran - Gorilin Gölgesi


Yazan?: Gil (José Ramon Larraz)
Senaryo: Miguel Cusso
Çizen: Jordi (Jordi Bernet)
Ön baskı: Spirou #1923-#1936 /1975
1. baskı: Dupuis
Paul Foran #2 – "L'Ombre Du Gorille" /1977
Rolf Karsten #2 - "De Schim Van De Gorilla" /1977
"A sombra do gorila", Mundo de Aventuras #262 /1975
"Ricatto alla Terra", Corrierboy #40 - #42 /1978

Paul Foran, bilim ve eylem adamının tam arketipidir. Uzun, ince, atletik yapılı, güçlü çeneli bu adam kendisini her türlü paranormal gizemle karşı karşıya bulacak.

Maceraları sırasında çılgın bilginler ve düşmüş aristokratlar, bu saygın bilimciye karşı bir araya gelecek. Karşılaşması gereken zorluklara rağmen Foran, bilimsel eğitimi sayesinde bir araştırmacı olarak yoluna çıkacak tuzakların üstesinden gelmeyi başaracaktır.

Bir yanıyla Indiana Jones, diğer yanıyla James Bond ("Mon nom est Foran, Paul Foran... " dördüncü kitapta mevcut) ve benzeri havalı bu karakter erken bilimin emperyalist sömürgeci yağmacılıkla karıştığı kültürün izlerini bünyesinde barındıran çocukluğuma dayanan hayranlıkla izlediğimiz filmleri çağrıştırması nedeniyle olsa gerek, çekiciliğini hâlâ koruyor.

Daha önce de tanıttığım bu serüven dizisi hayata geçirilme süreci boyunca çok çeşitli karışıklıklara sahne olmuş bir yapım. Daha başlangıçta Spiru konseptine pek oturmamasına rağmen 1968-1979 yılları arasına yayılan on hikâye olarak yoluna devam ederken 1976-79 arasında yılda bir kitap olarak ama mantığını hiç anlamadığım farklı bir sıralamayla ve yalnızca 4 tanesi yine Dupuis tarafından albümleştirilen dizinin Spiru sıralamasına göre ilk üç hikâyesi Montero, sonraki 6'sı Jordi, sonuncusu ise Watman elinden çıkma idi. Bu ikinci kitap da aslında dizinin sekizinci hikâyesi.

Tabi işi biraz daha garipleştiren bir diğer konu da bu üç ismin üçünün de mahlâslardan ibaret olmasıydı. Özellikle ilk ikisi (Montero, Jésus Blasco ve Jordi, Jordi Bernet) usta çizerler olan bu üçlü İspanyol sanatçılardı.

Zaman zaman Fransız ustalarda da rastlanan bu mahlâs kullanma meselesi, İspanyollarda, özellikle yurtdışı işlerinde sıkça başvurulan bir yöntemdi. Bunu biraz açmak gerekirse, o gün de bu gün de, çizgiroman işi, ne kadar üstad olursanız olun sizi zengin edecek bir meslek hiç olmamıştı. Hâl böyleyken, geçinebilmek için pek çok usta bağlı ya da anlaşmalı çalıştıkları yayın kuruluşları dışında da bolca iş yapmak zorundaydılar. İşte bu noktada mahlâslar kullanışlı araçlar haline geliyorlardı. Muhtemelen vergi sorununa da bir çare olarak.

İlk kitaba yaptığım sunumda yer alan yazar Gil,(nam-ı diğer: Watman) asıl adıyla José Ramon Larraz hakkındaki Bernet'in de dilinden aktardıklarımı da hatırlarsak bu kargaşaya rağmen bu dizinin ortaya çıkarılabilmiş olması bir başarı hikâyesi de sayılabilir bence.

Hikâyeden tuhaflıklar:
Konuk olduğu
şatoda yatağının başucundaki komodine kendi fotografını koyacak kadar narsist güzel sekreterimiz. Bu gizem unutulmuş
olacak ki, bir çözüme ulaştırılmıyor... yoksa anlayışımıza bırakılıyor mu desek?
Bernet'in çiziminin Japon bilgini yeterince uzak asyalı gösteremediği düşüncesiyle olmalı ki, boyacı arkadaş hikâye boyunca adamı sarıya boyamış. Eski tarz 'sarı ırk' saçmalığı. Sanki bilimsel bir tesbitmiş gibi okullarda anlatılırdı bunlar. Düpedüz cehalet ve ırkçılık.

1 Ekim 2024 Salı

Paul Foran - Dünya'ya Şantaj


Yazan?: Gil (José Ramon Larraz)
Senaryo: Miguel Cusso
Çizen: Montero (Jésus Blasco)
Ön baskı: Spirou #1628, 26/6/1969 - #1638, 4/9/1969
1. baskı: Dupuis
Paul Foran #1 – "Chantage à la Terre" /1976
Rolf Karsten #1 - "Chantage Op De Aarde" /1976
"Chantagem à Terra", Mundo de Aventuras #128-#129 /1969
"Ricatto alla Terra", Corrierboy #27 - #29 /1978
"Chantaje a la Tierra", Aventuras Super-X /1978

Eski havacı ve Özel Tugay üyesi Profesör Paul Foran, doğaüstü olaylar (dünya dışı varlıklar, ölümden dönen bir mumya, bir malikaneye musallat olan bir gorilin hayaleti) dünya'yı veya gezegendeki nüfusun bir kısmını tehdit ettiğinde olaya müdahil olan eylem adamı bir akademisyendir. 'Doğaüstü' ve 'bilim' kavramlarını yanyana kullanmak her ne kadar aykırı görünse de, sıradışı heyecanlara kapı aralayan bu tarzın, özellikle genç okuyucu kitlesinde bol taraftar bulduğunu da yadsımak mümkün değil. Kaldı ki, ilk başta açıklanamaz görünen bu olaylara Foran her zaman rasyonel bir açıklama da bulur.

1968-1976 yılları arasında genellikle Gil imzasını kullanan Larraz, bugüne kadar en iyi bilinen serisi olan 'Paul Foran'ı yarattı ve bunun için yurttaşları, senarist Miguel Cussó ve her şeyden önce çizerler Jesús Blasco ve Jordi Bernet'in 'hizmetlerinden yararlandı'.

İlk üç bölüm Montero (İspanyol üstad Jesus Blasco'nun takma adı) tarafından çizilmişti. Devamında dizi 1976 yılına kadar Jordi Bernet'in kalemiyle devam etti. Karakter 1979'da Watman (Larraz) tarafından yazılan ve çizilen bir bölümle sessizce sona erdi. Hepsi bu tarihler arasında Spiru Dergi sayfalarında yayınlanan toplam 10 adet hikâyeden dördü Dupuis tarafından albüm olarak da yayınlanmıştı.

Cahiers de la bande dessinée'nin 75. sayısında (Mayıs-Haziran 1987), Thierry Groensteen'in röportaj yaptığı çizer Jordi Bernet, Larraz'ın “çizemediğini ve başkalarının çizimlerini kopyaladığını” ve Paul Foran senaryolarının tamamının, adı hiç geçmeyen Miguel Cusso'ya ait olduğunu belirtti. 1987 tarihli bu röportajda Bernet, Paul Foran'ın “Gil ve Jordi” imzalı altı bölümünü kendisinin çizdiğini de ekliyor. Sözlerini şöyle tamamlıyor: Blasco ve ben bu olayda dolandırıldık ve kendi adıma Spiru ile işbirliğimi isteyerek kestim.

Usta kalemler elinden çıkma bu Larraz(!) fantastik serüvenler dizisi çok uzun zamandır elimin altında bekleyip durduktan sonra nihayet bir çeviriye dönüştü.

4 Ağustos 2024 Pazar

Gil Jourdan #03


"La voiture immergée"
Yazıp çizen: Maurice Tillieux
Çeviren: SToktan
Ön baskı: Spirou Journal #1067/1958-#1089/1959
1. baskı: Dupuis / 1960




Batık Araba Eylül 1958'de Spirou'da yayınlamaya başladığında Maurice Tillieux gücünün zirvesindeydi. Bugün başyapıtı olarak kabul edilen Batık Araba, kitapçılarda yerini aldığında bu bir zafer olmadı. Spirou'nun genç okurları için fazla yetişkindi,
fazla modern... Birçok gerçekçi kült çizgi roman gibi. Bu türün büyük geleneğinde saf bir dedektiflik hikayesiydi: Kim öldürdü? Ve neden öldürdü? Tillieux'nün büyük başarısı, ilk cinayetin aracı olarak doğal bir unsuru -denizle kaplı bir yol- kullanmasıydı. Bu, hem sansürü aşmanın zekice bir yoludur -kanlı bir ceset yoktur- ve aynı zamanda olay örgüsünün kaygı uyandırıcı değerini arttırır.
Dörtnala koşan bir atın hızıyla yükselen gelgitten asla daha hızlı koşamazsınız. Şeytan Geçidi için ise bir modeli vardı, Maurice Tillieux şöyle açıklıyor: "Batık Araba, Noirmoutier adasında başlıyor. Şeytan Geçidi gerçekten var, adayı anakaraya bağlayan bir geçit... Oraya gittiğimde geçtim ve her gelgitte örtülen bu yol beni baştan çıkardı. Gelgitten önce yola çıktık ve zaman kazanmak için biraz suyun içinde gitmek zorunda kaldık... Hikayemi sırf bu ortamı kullanmak için kurguladım!"
1962 yılında, albüm çıktıktan iki yıl sonra, Charles Dupuis ve çizeri merak içindeydi. Sinema ekranlarında, Henri Decoin'in yönettiği Maléfices adlı film, La voiture immergée ile bazı benzerlikler taşıyordu. Noirmoutier'de çekilen ve başrolünde Juliette Gréco'nun oynadığı bu uzun metrajlı film, Clouzot ve Hitchcock'a ilham vermesiyle ünlü Boileau-Narcejac ikilisinin bir önceki yıl yayımlanan romanından uyarlanmıştır. Charles Dupuis geri adım atmadı ve yönetmenden bazı açıklamalar istedi. Henri Decoin, Tillieux'nün albümünü hiç eline almadığını iddia etti. "Garip bir şekilde, filmdeki çekim albümdekiyle tamamen aynıydı: araba ilerliyor, farlar açık, ahşap tabelalar boyunca, panoramik çerçeve, gece. Filmde de kadraj tamamen aynı."