Frank Frazetta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Frank Frazetta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2025 Pazar

Ben, Roket

Ray Bradbury'nin ünlü kitabı Mars Günlükleri 1950'de yayınlandığında, bir gecede başarıya ulaştı - en azından edebiyat eleştirmenleri ve onu yeni keşfeden halk için. Bilimkurgu hayranları elbette zaten onu biliyordu. Bradbury yeni biri değildi, ilk öyküsünü 1941'de Super Science Stories'e satmıştı ve bir edebiyat eleştirmeni tarafından fark edilmeden önce Other Worlds, Weird Tales, Planet Stories, The Magazine of Fantasy and Science Fiction ve tabii ki Amazing Stories gibi dergiler için yüzden fazla öykü yazmıştı.
1 / 8
Sayfa 1
2 / 8
Sayfa 2
3 / 8
Sayfa 3
4 / 8
Sayfa 4
5 / 8
Sayfa 5
6 / 8
Sayfa 6
7 / 8
Sayfa 7
8 / 8
Sayfa 8


Amazing Stories v18n03 1944-05
2020 Retro Hugo, En İyi Kısa Öykü

"I, Rocket" Weird Fantasy (EC) #20 /1953
Weird Fantasy (Russ Cochran) #4 /1980
"Moi, fusée" Planète rouge (Albin Michel) /1984
The Ray Bradbury Chronicles #1 /1992
Die Bradbury Chroniken #1 (Carlsen Comics) /1994
The Fantagraphics EC Artists' Library #3 - 50 Girls 50 and Other Stories /2013

Yazan: Ray Bradbury; Al Feldstein (uyarlama)
Çizen ve çinileyen: Al Williamson, Roy Krenkel, Frank Frazetta (FF olarak imzalı)

Ben, Roket tam da bilimkurgu okurlarının Ray Bradbury'den beklediği türden bir öyküdür: Bir uzay gemisinde ya da başka bir gezegende geçer. Ancak mekanik ya da bilimsel olandan ziyade insan deneyimine vurgu yapar. Ayrıca, bakış açısı karakterinin ve birinci şahıs anlatıcının tamamen bilinçli, zeki ve farkında bir uzay gemisi olduğu şimdiye kadar yazılmış ilk öyküdür. Dolayısıyla yazarın başlığı mecazi değil.

Bilimkurgu tarihçisi Sam Moskowitz'e göre, bu aynı zamanda Bradbury'nin bilimkurgu topluluğunda itibarını oluşturan hikayedir. O zamana kadar diyor Moskowitz: "Ray Bradbury başka yerlerde birkaç bilimkurgu hikayesi satmıştı, ancak bunlar çok az etki yaratmıştı. Ünü ağırlıklı olarak Weird Tales ile sınırlıydı... Yayımlanmış çalışmalarının sergilediği yadsınamaz vaade rağmen, bilimkurgu dünyasının içinde veya dışında neredeyse hiçbir önemli eleştirel kabul görmemişti. 'I, Rocket', Ray Douglas Bradbury'nin yazarlık kariyerinde birçok açıdan bir dönüm noktasıydı. Amazing Stories'e yaptığı ilk satıştı ve o zamana kadar yazdığı en uzun bilimkurgu hikayesiydi. Ayrıca bir editörün hikayelerinden birinin başlığını kapağa taşıyacak kadar önemli bulması da ilk kezdi."

Benzersiz hikayesi ve duygusal derinliğiyle 'I, Rocket', -hem kendisi hem de yazarı- hemen fark edildi. Döneminin en saygın inceleme dergisi olan Science Fiction Times bu durumu şöyle özetledi: "Son zamanlarda yükselişini sürdüren bir diğer yeni yazar da Ray Bradbury. Hiçbir teşvik almadan yazdığı yılları hatırladığımızda; dünyanın en büyük red mektupları koleksiyonlarından birinin sahibi olduğunu ve ayrıca ilk çalışmalarının ne kadar kötü olduğunu bildiğimizde, sonunda bu notu almış olmasına biraz olsun sevinmemek elde değil. Yakın zamanda Amazing Stories dergisinde kapak tanıtımı aldı ve çalışmaları sansasyonel bir şekilde karşılanmasa da, birçok okuyucu onun geliştirdiği yazım tarzını kolay okunur ve akıllıca buldu."

"I, Rocket" Bradbury'nin özüdür. Moskowitz'in dediği gibi, "Bradbury'nin o zamanlar bir bilimkurgu yazarı olarak gelişen itibarını inşa edecek sıra dışı hikaye türünün erken bir örneğidir." Bugün bile heyecan verici ve duygusal olarak yüklü bir okuma olmaya devam ediyor. Yine de, paradoksal olarak, Bradbury'nin en az tekrar basılan hikayelerinden biridir... - JM Stine.

8 Mart 2018 Perşembe

Homo Sapiens - Toni DEU (intihâl ilâveli)


CiMOC Especial #05 (1985) / Toni DEU
Üzgünüm, tarayıcınız inline SVG desteklemiyor.
980'lerde Cimoc dergi bünyesinde bir miktar kısa hikâye vermiş olan Deu başarılı bir çizer olmasına rağmen bir süre sonra bu platformu bırakıp reklâm sektörüne ve fantastik illüstrasyonlar çizmeye yönelmişti. Hâlen de böyle devam ediyor. Bizde kimsenin tanımadığını düşündüğüm sanatçının bu hikâyedeki ilk sayfa-ilk panelinden Ali Recan tarafından Kaptan Venüs'e alıntı yapıldığı konusunda Burak Emiralp arkadaşımız tarafından yapılan bilgilendirmeyi çok olası gördüğümü belirtmiştim. (bkz. yorumlar) Elimizde döküman olmayınca doğrulamam mümkün değildi tabii. Ardından Gabby arkadaşımızın dünkü yorumundaki bir başka yönde örneklemeli bilgilendirmesi durumu değiştirdi. Aşağıda görüldüğü gibi Deu 'Homo Sapiens'in ilk sayfasında Burak beyin de söz ettiği ilk panele ilave olarak 4. panelde de Frank Frazetta'nın ünlü Caveman (mağara adamı) çizimlerine net biçimde gönderme farkedilmekte. Venüs'ün kapağına Toni Deu'dan bir alıntı yapma olanağına ulaşmış olmaları fazlasıyla zor iken, Frazetta'nın Creepy'ye iki kez kapak olmuş resmini kullanmış olmaları çok daha muhtemel idi tabii. Küçük bir araştırmayla Burak beyin hatırlattığı Venüs kapağına erişmem artık zor olmadı. Böylece Deu'nun mûzip muzurluğuna karşı, -hiç de şaşırtıcı olmayan- bir yerli intihal vaziyeti daha tesbit edilmiş oldu. Öte yandan, kapak çalışmasının 'Yalçın (Dağlı?)' imzalı olması Ali Recan beyi bundan sıyırsa da, derginin içeriği incelendiğinde, hemen hemen bütün panellerin bir Buck Rogers -üstelik, daha önce Doğan Kardeş içeriğinde 'Yıldırım Kaptan' adıyla 1967'de telifli olarak Türkçe yayınlanmış- hikâyesinden neredeyse tamamen -utanç verici bir şekilde- hem de herbir sayfa 'Ali Recan' imzalı olarak çizildiği gözlemlenebiliyor. Yapan utanmamış biz niye utanalım ki demek de mümkün elbette.


Şimdi gelelim günün bulmacasına... Yukarıda bahsini açtığım Yıldırım Kaptan vs. Kaptan Venüs müsabakasında aşağıdaki karşılaştırmalı izlemede George Tuska'nın eline su döken tek ve müstakil Ali Recan paneli hangisidir? Hadi bakalım, kolay gelsin!
* Gözlüklü arkadaşın adına dikiz: 'EGON'dan 'NEGO' türetmek ne zekîce ama...

9 Mayıs 2016 Pazartesi

Tesadüf mü, saygı ifadesi mi, yoksa çalmak mı?

Tesadüf mü, ya da bir saygı ifadesi mi, yoksa düpedüz çalmak mı? sorusunu epeydir sormadık. Fakat geçen gün rastladığım Quiddity adlı bir blogger arkadaşımızın bulguları görmezden gelinecek gibi değildi. İlâvelerim ile birlikte yeniden derleyip toparladığım 'orijinal' ve 'non orijinal' panellere karşılaştırmalı olarak bir göz atalım isterseniz. Çünkü 'mal sahipleri' ve 'götürenler' çok ünlü sanatçılar.
Önce sinemadan hakikî bir ilham kaynağından başlayalım: 2001 A Space Odyssey, Stanley Kubrick'in 1968 yapımı büyük başyapıtından sebeplenen ise, İspanyol çizer Fernando Fernandez. Vampirella #29 (1973) de bir kare ile o unutulmaz sahnelerden birini kullanmış. Hoş da olmuş. Siyah-beyaz gölgelemeyle oluşturduğu etki gerçekten artistik değerde. ♦

"Wolves at Wars End"
Diğer bir örnek, Luis García Mozos'un 1975, Vampirella #43'de yayınlanan "Wolves at Wars End" adlı çalışması. Bu Warren versiyonunda metni Budd Lewis yazmış her ne hikmetse. Hikâye daha sonra Heavy Metal 1978' şubatta "The Winter of the Last Combat" adıyla basılan versiyon ise, aslında ilk olarak 1973 tarihli Fransız Pilote #737'de, "L'hiver du dernier combat" adıyla basılan Victor Mora'nın yazdığı orijinal metin. Warren'ın bu garipliğe neden gerek duyduğu ilginç bir soru işareti ama başka bir araştırma konusu.

Bu güzel epik eserde yukarıdaki sayfada yanyana yer alan iki panelde bir alıntı ve tabir-i câiz ise, bir de 'verinti' var. García Mozos'un kaçınamadığı bir saygı duruşu olduğunu düşündüğüm, İngiliz ressam Sir Edward John Poynter'in yandaki "Fırtına Perilerinin Mağarası" (Cave of the Storm Nymphs) adlı muhteşem tablosundan kısmî bir alıntı. Yukarıda perilerin sol üstünde gördüğümüz Mozos'un zırhlı savaşçı resmi,  Vampirella #51 (1976) "The Castle the Dungeon and all" adlı Vicente Alcazar eserinin orijinal baskısında da (en sağdaki) mevcut. Üstelik, hikâyenin ilk paneli olarak, Alcazar'ın çıkış noktasının ilhamını García Mozos'dan aldığını söyleyebiliriz. ♦
Gimenez poz veriyor
Sıradaki yine bir Warren örneklemesi, Paul Neary'den Eerie #63 (1975-şubat), "Exterminator One" ve yine Luis García'dan 'götürme' sözkonusu. Hem de García'nın çok özel bir eserinden, "Love Strip". García bu çalışmasında, Genellikle yaptığı gibi kız arkadaşı ve ünlü Vampirella modeli Carol de Haro'yu ve ayrıca dostu ünlü çizer Carlos Gimenez ve Victor Mora'yı model olarak kullanmıştı. García'nın bazen neredeyse foto-realistik diyebileceğimiz eserlerinden çok bilinenlerinden biri olan hikâyenin fotografik malzemesi de konumuzla paralel doğrultuda ve ayrıca ilgi çekici değerde.
Luis García'nın Love Strip'i ilk olarak 1974'de Goscinny'nin yayın yönetmenliğini yaptığı FransızPilote #02'de basılmıştı. 1975 Şubatında ise Paul Neary hikâyenin Gimenez'i içeren kare-lerinin birkaçını Exterminator'de 'değerlendirmişti'. Ardından bu sefer matrak bir biçimde 'Love Strip' yine bir diğer Warren serisi Vampirella'nın #44'üncüsünde altı ay sonra 1975'in ağustos ayında yayınlandı. García'nın gerçekçi çizgileriyle şekil bulan karakterin, bu yeni yuvasına iyi oturmayacağı baştan belliyken, acaba Neary "Allahın Latinosunun nerden haberi olacak" diye mi düşündü, yoksa bu sadece dostça bir selâm gönderme mi idi? ...Derken, "Exterminator"de gezerken, bir portre benzerliği de Alberto Breccia'nın 1962 tarihli eseri "Mort Cinder"den bir izlenimle karşılaşmıyor muyum? Ünlü eserin başkarakteri antikacıyı üstad Breccia kendi portresini kullanarak şekillendirdiğini sanatçıyı seven herkes bilir. Bu nedenle Neary'nin hikâyesindeki bir yan karakter olarak kullandığı yaşlı adam tiplemesi gözden kaçmıyor. Bunun selâmla falan ilgisi olduğunu pek sanmamakla birlikte, sadece rastlantıdan ibaret olabilme ihtimalini de açık bırakıyorum. ♦

Hazır yeri gelmişken, yukarıda sözünü etti-ğim Alberto Breccia' nın Mort Cinder'inden bir başka 'esinlenme' daha örnekleyelim. Alfonso Azpiri'nin "Alpha Cosmos"una (1975) bakarsanız, "Enviado de los Astros" adlı hikâyedeki yaşlı arkeolog, bizim yaşlı antikacı Ezra Winston'dan başkası değildir. Azpiri'nin ilk dönem işlerinden olması sebebiyle hoşgörülebilir yine de. ♦

 
"Second Genesis"
Son ele alacağımız sanatçı, çizgilerinin şiiriyle gönüllerimizde yer edinmiş olan diğer bir İspanyol Warren çizeri, Esteban Maroto. Ünlü sanatçının 1978 tarihli 1984 adlı serinin 4. sayısında yer alan "Idi and Me" adlı eserinin çok çarpıcı bir sayfası var düşünmemize neden olan. Sayfada yer alan beş panelin herbirindeki figürler, Jeff Jones'un ilk olarak 1972 ve sonrasında National Lampoon Magazinde yer almış olan ünlü "Idyl" adlı bandından açıkça 'kopye' edilmiş çizimler. Durumu hikâyenin adıyla da (Idi ve Ben) yanyana getirince, bunun sıradan bir 'aşırma' vak'ası olmadığı da anlaşılabiliyor fakat Bill DuBay'ın metnini okuduğunuzda, bahsedilen 'Idi'nin tam adı 'Idi Amin' (o yıllarda Uganda'nın 'gaddar diktatörü') olarak açıkça vurgulanıyor. Hâl böyle olunca, durumdan farklı çıkarımlar yapmak da mümkün tabi. Bana, DuBay ve Maroto kafakafaya verip, bir muziplik tezgâhlamışlar gibi geldi. Siz ne dersiniz bilemem.

Idyl orijinallerini bir araya getirdiğim sayfanın sağ-altındaki kare ise yine Maroto'nun, daha eskiye giden bir çalışmasında, "Second Genesis" (Creepy #80, 1976)'de yaptığı başka bir Idyl alıntısı.


Gelelim Maroto'nun ünlü Fransız sanatçı Paul Gillon'un "Les Naufrages du Temps" adlı eserinden yaptığı alıntılamaya. Gillon'un bu çalışmasına üç ayrı baskıda rastladım: Chouchou (1964), Hachette (1974) ve üstüne üstlük Eerie #129 (1982). Bu tek panellik küçük alıntılama, Maroto'nun 1978 tarih ve #2 numaralı 1984 magazinde yayınlanan "Scourge of the Spaceways" adlı hikâyesinde yine 'küçük' bir yer tutmuş kendisine. Maroto hızını alamamış olacak ki, aynı hikâye içerisinde ta 1953'e uzanıp, Weird Science #22'de yayınlanmış olan bir Wally Wood eseri "My World"den de bir güzel kare aktarmış kendi çalışmasına.



 
Ve son Maroto vak'amız, tamamı Kasım 1981 tarihli Eerie #126 içerisinde cereyan ediyor. Derginin 19. sayfasının altındaki iki takvim ilanından sağda olanı, Frank Frazetta'nın 1982 takvimi ile ilgili. Takvimin kapak resmine ise yine aynı derginin sayfa 35-46 arasında yer alan Maroto'nun "Korsar" isimli eserinde tekrar rastlıyoruz. Eerie sayfa 43'ün ortasında, 3. panelde, sırtlarında bir kadın taşıyan bir gurup mağara adamı orijinal resmin yine 'küçük' bir simetriği halinde kullanılmış. Her iki sayfa ve takvime kapak teşkil eden resim aşağıda yorumlarınıza açık vaziyette sizi beklemekte.

◄●►
'Yakalamalar'ın bir kısmı için,
*A Very Creepy Blog by Quiddity
*Ragged Claws Network
*The Art of Luis Garcia Mozos By David Roach
kaynak oluşturmuştur. Bütün grafik derleme ve düzenlemeler ve değerlendirmeler bana ait olup fena uğraştırmıştır :)

14 Temmuz 2013 Pazar

Zor Oyun - Frazetta

Geçenlerde 'illustrationart.blogspot.com'da David Apatoff ilginç bir bulgusunu kaynaklarıyla paylaşmıştı. Şöyle diyordu dostumuz;

Ünlü illüstratör Frank Frazetta kendi yaklaşımından şöyle söz ediyor; "Tamamen hayal gücümü kullanarak çalışırım, ne aşırma ne de fotograf."
Ama bu Frazetta çizimi, doğrudan Life Magazin'deki bir yazıdan alınmış;




Ben de Apatoff'un bu başarılı dedektiflik ürününü, 1954 yılında EC Comics periyodiği Shock SuspenStories'in 13. sayısında yer alan 'Squeeze Play' adlı gayet iyi bildiğim söz konusu hikayenin Türkçeleştirilmişi ile birlikte sunayım dedim.




Bu arada, Gabby arkadaşımın iletip yorumladığı nefis kolajı da başlığa eklemeden geçemem. Hikâyemiz 'Zor Oyun'daki bir diğer dikkat çekici husus da, kötü kahramanımız Harry'nin, Frazetta'nın bir anlamda kendini resmettiği bir karakter olması.

Kolajda üst sırada Frazetta'nın bir fotografı, kendini karikatürize ettiği bir çizimi ve ünlü otoportresi yer alıyor. Alttaki üç çizim ise, 'Zor Oyun'dan üç kare. Sanatçının kendini model olarak kullandığı âşikâr...