Glénat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Glénat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2026 Çarşamba

Lorna, (poşette)

"Lorna, Heaven is here"
Yazan, çizen: Brüno
Glénat, 2012
Çeviren: SToktan.

Uyarmadı demeyin:
BU ADAM TEHLİKELİDİR.

Yeni albümü Lorna, benim şiddetle savunduğum B filmlerine, popüler ucuz sinemaya bir övgü niteliğindedir (ama onun, Medya Denetim Kurulu ve aile derneklerinden korktuğum için izlemekten kaçındığım örneklerini de izlediğinden şüpheleniyorum).

Bilimkurgu ve korku arasında gidip gelen, King Kong'a bir övgü olarak kabul edilebilecek ve biraz da yol filmi havası taşıyan hikaye, çok iyi kurgulanmış, kusursuz bir şekilde çizilmiş ve gayet yalın: günümüzde zor ve nadir bulunan bir sanat.

Brüno, bir gruba veya akıma dahil olmanın daha rahat ve güven verici olduğunu bilmeyen, şanssız bir yalnız kurt. Bir yayıncıdan diğerine geçerek, kendi başına bir yer edindi. Başlangıçta karikatürize olan çizimleri, giderek minimalist bir gerçekçiliğe doğru ilerledi. Ancak graf ik kalitesi, iki rengin etkili kullanımı, anlatının saat gibi işleyen hassasiyeti ve karakter-lerini yalnızca eylemleriyle hayata geçirme biçimi, asıl noktayı gölgelememeli.

BU ALBÜM, BİZİ SAVUNAN VE YÖNLENDİREN YÖNETİCİLERİMİZ VE DERNEKLERİMİZİN UYGULADIKLARI YASAKLAR, YASALAR, DAVALAR VE CAYDIRICI VERGİLER YOLUYLA BİZİ KORUMAK AMACIYLA SAVAŞINI VERDİKLERİ BÜTÜN TEMEL DEĞERLERİ REDDEDİYOR... ONLARSIZ BİLDİĞİMİZ DÜNYANIN BELKİ DE ÇÖKECEĞİ BU DEĞERLERİ BRÜNO AYAKLARI ALTINA ALIYOR.

O, bizim aynı kültürel aileden geldiğimizi düşünüyor. Tamamen haksız da sayılmaz. Ama ben, yıllarca dizginsiz düşüncelere kapıldıktan sonra, sessiz kalmayı tercih ettim. Burada özür dilemek istiyorum. Artık çok önemli bir dönüm noktasında olduğumuza ikna oldum; bu yeni milenyumun zorluklarıyla başa çıkmak için herkesin çabasına ihtiyacımız var, bu çabaya katlanmak değil, onu benimsemek gerekiyor; Kesinlikle, ilerleme arabasını yürütmeyi engelleyen sivri taşlar gibi olan bireyci marjinallere değil. Yetenekli ama tutarsız, hatta sorumsuz diyebileceğim genç bir adam olan Brüno, benim kuşağımın ya ölmüş, ya huzur içinde emekli olmuş ya da benim gibi gerçeği görüp havlu atmış olan sorun çıkaranlarının yerini alıyor.

VE BRÜNO GELDİ...

BU KİTABI SATIN ALMAYIN.
SİZİN İÇİN TEHLİKELİDİR
VE ZİHİNSEL, FİZİKSEL VE SOSYAL SAĞLIĞINIZA ZARAR VEREBİLİR.

JEAN-PIERRE DIONNET

15 Ekim 2022 Cumartesi

Samba Bugatti, 4. kitap - Paslı Kuş



"Yağmurun yağdığını ilk kim söyledi?..."

Samba Bugatti" #4,
"L'oiseau rouille"
Glénat (collection Caractère), 1997
Senaryo: Jean Dufaux
Çizim: Griffo
Çeviri: SToktan

Samba Bugatti. Önleme bölümüne bağlı. Dosya NQI koduyla korunuyor. Veriler halka açık değil. Meslek: virüs taşıyıcıları, kangren bağışçılarını takip etmek ve ortadan kaldırmak. Acımasız, pişmanlık duymayan, güçlü ve sert bir adam Samba Bugatti. Bu pas ve buhar, şiddet ve illüzyon dünyasının tuzaklarını bozmak için yapılmış bir adam.

"ve... şehirde yağmur yağıyor."

15 Ağustos 2022 Pazartesi

Victor Billetdoux #1


"La pyramide oubliée"
Ön baskı: Circus #5-12 / 1976-77
Birinci baskı: Edition Glénat / 1980
Pierre Wininger
Çeviri: SToktan

Pierre Wininger'ın Victor Billetdoux'unun 3 albüm sürecek serüvenlerinin ilki Unutulmuş Piramit. Glénat tarafından bir albüm olarak yayınlandığında, hikaye Circus'taki yayın öncesi ile karşılaştırıldığında 12 pano kısaltılmıştı.

34 panoluk ikinci kısmı ise her iki yayında da aynıdır, ancak yayın öncesi 40 plakalık ilk bölümün tamamı albüm için 28 sayfa olarak elden geçirilmiştir. Senaryo yeniden düzenlenir ve kahramanların fiziği gençleştirilir. Bunun sonucu olarak ortaya çıktığını düşündüğüm 10. sayfadaki iki tutarsızlıktan birini ispanyolca çeviride yapılan düzenlemeyi kabul edip diğerini ise herkesin yaptığı gibi 'anlaşılabilir' olarak kabullenmekten ve Wininger'in çinisinin şiirselliğinin telafi edemeyeceği bir durum olmadığını kabul etmekten başka çare kalmamıştır.

Albümün 2018'de çıkan renklendirilmiş halinin tamamına erişmek mümkün olmadığı için eldeki ilk on sayfayla örneklemeyi uygun görmekle birlikte, gerisinin yokluğuyla pek bir şey kaybetmediğimizi söyleyebilirim.

10 Ekim 2021 Pazar

Samba Bugatti, 3. kitap - Bugatti Gizemi



"Yağmurun yağdığını ilk söyleyen kimdi?..."

Samba Bugatti" #3,
"Le mystère Bugatti"
Glénat (collection Caractère), 1994
Senaryo: Jean Dufaux
Çizim: Griffo
Çeviri: SToktan


"... kimse hatırlamıyor..."

"Büyük avların zamanı sona erdi... artık her şey düzene girdi... hafızam, geçmiş, şu an... ve şairin dediği gibi:"

"Duygularımı çok iyi kontrol ederim. Örneğin, burada Zao sizin iyi ajanlarınızdan biri, sanırım... ama benim için ise, sadece gereksiz!...
... Ve gereksiz şeylerden kolayca kurtulurum. Çünkü bu konuda hiçbir şey hissetmiyorum! Bu arada, sizin için de öyle!"

15 Ocak 2021 Cuma

Samba Bugatti, 2. kitap - Monkey Rock


"Geçmişini bilmek istediğini söyleyen ilk kişi kim?"

"Samba Bugatti" #2,
Glénat (collection Caractère), 1993
Senaryo: Jean Dufaux
Çizim: Griffo
Çeviri: SToktan

"İnsanın geçmişi, atalarının hayallerini derinlere gömdüğü büyük bir çöp kutusudur..."

"Unut geçmişini, senin geçmişin yarın..."

Geriye hiç bir şey kalmadı ... ne daha fazla ne de daha az!

Bütün makineler pastan etkileniyor ve dünya benzeri görülmemiş bir krizde boğuluyor!

Samba Bugatti de enfekte!

Virüsün ve kanserojenlerin taşıyıcılarını izleme ve ortadan kaldırmakla görevli olan kişi, etindeki ve kanındaki Lagopa bakterisinin etkisindedir. Bir çeşit saatli bomba gibi, bu bulaşma acımasızca adamı bir Monkey'e dönüştürecektir. Demir ve pasın pençesinde bir makineden başka bir şey değil…

Beifica Blues'un kopyalarını yok etmek için üç günü var! Ziggy Montana ve Algon Cage'den kurtulmak için üç gün! Hayatını kurtarmak ya da ölümün eline düşmek için üç gün!... Üç gün…

Griffo ve Dufaux, Venedik ve diğer yerlerdeki gezginler, zengin "Giacomo C" evreninin yaratıcıları. ve "Sade" ye ilgi çekici bir saygı duruşunun yazarları ruhlarını "Beatifica Blues" da yaratılan bir fantezi dünyasının zehirli güzelliğinde ve "Samba Bugatti" de şaşırtıcı bir devam kurgusuyla bir kez daha sergiliyorlar ...

16 Temmuz 2020 Perşembe

Samba Bugatti, 1. kitap - Dufaux & Griffo



"Yağmurun yağdığını ilk söyleyen kimdi?"

"Samba Bugatti" #1,
Glénat (collection Caractère), 1992
Senaryo: Jean Dufaux
Çizim: Griffo
Çeviri: SToktan


"Yarını olmayan bir bugünde dünü yaşamak."

Jean Dufaux, yaklaşık 200 başlıktan oluşan, özgün, güncelliğini yitirmeyen ve göründüğünden daha karmaşık bir küllıyatın sahibidir. Rapaces, Murena, Giacomo C., Complainte des Landes Perdues, Dixie Road, Monsieur Noir, Ombres, Jessica Blandy, Les Voleurs d’Empires, Djinn, Croisade gibi eserleriyle tanınmış olan Jean Dufaux'nun dünyası, bütünü oluşturan, güç ve delilik, yalnızlık ve yansımaları, zamanda sıçramalar, geçmişin yaraları gibi genel anlamda birkaç tema etrafında düzenlenmiştir.
Birçok dile tercüme edilen, milyonlarca kopya halinde satılan, çok sayıda ödülle onurlandırılan senaryolarını önemli Avrupalı ​​çizerlerin grafik yeteneklerine göre dağıtır. Jean Dufaux 2009 yılında Sanat ve Edebiyat Nişanı ile Şövalye olarak taltif edilmişti.
Griffo 1949'da Belçika'da doğdu ve şu anda Kanarya Adaları'nda yaşıyor. 1965 yılında Anvers'teki Güzel Sanatlar Akademisi'ne girmişti. 1975 yılında Journal de Tintin'de Modeste et Pompon çizen Griffo 1985 ve sonrasında Journal de Spirou'da Van Hamme senaryolarıyla S.O.S. Bonheur dizisini yayınlamıştı. 1980'lerin ortalarında Dufaux ile görüşmesi kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Beatifica Blues, Samba Bugatti, SOS Bonheur ve Mösyö Noir'i birlikte yarattılar. Desberg tarafından yazılan senaryolarda, Sherman ve Golden Dogs'u Lombard'da imzaladı. Tüm çalışmaları için Griffo, Fransız Kültür Bakanlığı tarafından Sanat ve Edebiyat Şövalyesi olarak ödüllendirildi.

Samba Bugatti, Önleme Bölümü personeli. Dosyası Kod NQ 1: en yüksek düzeyde gizlilik ile korunmaktadır. Görevi virüs taşıyıcılarını izlemek ve ortadan kaldırmaktır. Samba Bugatti. Sert, acımasız bir adam. Pas ve yağmurun, şiddetin ve hayâllerin bu çürüyen postapokaliptik dünyasının tehlikelerini iyi biliyor.
Griffo ve Dufaux, bu çalışmalarında zehirli güzelliğin fantastik dünyasını tasvir ediyor. Samba Bugatti ile ilgili hikayeler gevşek bir şekilde "Beatifica Blues" un üç cildine dayanıyor, ancak ondan bağımsız bir dizi oluşturuyor. Biz (şimdilik) çizimleri sebebiyle kişisel tercih hakkımı kullanarak Samba ile işe başlıyoruz. Gerisine bakarız artık.

16 Mayıs 2020 Cumartesi

Gülen Adam - De Felipe & Hugo




"El Hombre Que Ríe"
Victor Hugo'nun 'L'homme Qui Rit' adlı romanından uyarlayan, çizen ve renklendiren: Fernando De Felipe.
Toparlayıp çeviren: SToktan
Ön baskı: Zona 84 (1991)
İlk albüm: Glénat Spain (1991)



"Bir maske olacaksın ve daima güleceksin."
UYANMA.

"Gülmüyorum," dedi çocuk.

Ursus tepeden tırnağa titredi. "Gülüyorsun, diyorum!" Sonra, acımış olmasaydı öfkeyle dolu olacak bir kavrayışla çocuğu yakaladı, kabaca şöyle dedi: "Seni kim bu hale getirdi?"

"Ne demek istediğini bilmiyorum," diye yanıtladı çocuk.

"Ne zamandan beri gülüyorsun?"

"Ben hep böyleydim," dedi çocuk.

Ursus geri döndü, alçak sesle söylenerek, "Ben bu işin artık bittiğini sanıyordum."

Bebeğin başının altından bir yastık olarak yerleştirdiği kitabı onu uyandırmamak için çok yumuşak bir şekilde aldı. "Fetih'e bir göz atalım," diye mırıldandı!

Başparmağıyla sayfaları çevirdi, belli bir yerde durdu ve okudu : " 'De Denasatis,' burada. " Ve devam etti: " Bucca fissa usque ad aures, gengivis denudatis, nasoque murdridato, masca eris, ve ridebis semper." İşte kesin. "

Sonra raflardan birine kitabı yerleştirdi, "Bu tür bir durumda çok fazla derinleri kurcalamak tavsiye edilmeyebilir. Biz de yüzeyde kalacağız; gülelim oğlum!"

Tam o sırada küçük kız uyandı. Selâmı bir çığlıktı onun.

"Gel hemşire, ona göğsünü ver," dedi Ursus.

Bebek oturdu. Ursus şişeyi sobadan alarak, emmesi için ona uzattı. Sonra güneş ufukta yükseldi. Parlak ışınları pencereden doğrudan bebeğin yüzüne doğru parladı, o da ona doğru döndü. Güneşe sabitlenmiş göz küreleri, ışığını iki ayna gibi yansıtıyordu. Göz küreleri hareketsizdi, göz kapakları da.

"Bak!" diye haykırdı Ursus; "Bu kör!"

Yukarıda bir sayfası için çalıştığım çeviride gördüğünüz Gülen Adam, Hugo'nun son dönem ve çok popüler eserlerindendir. Zaten aslen şair olan Victor Hugo'nun hepsi hepsi 9 adet romanı vardır fakat yazarın ünlü bir romancı olarak tanınmasına fazlasıyla yeterli olmuş eserlerdir her biri.

Defalarca sinemaya uyarlanmış olan 'Gülen Adam', edebiyat çevirisi âlemimizin bir utanç âbidesi olarak hâlâ yerini korumaya devam etmektedir. Hâl böyle iken eseri hiç değilse çizgiroman olarak hem de Fernando De Felipe üstadın müthiş çalışmasıyla değerlendirmekte fayda olduğu kanısındayım.

Güncelleme:
Gülen Adam
Victor Hugo
Sayfa Sayısı: 616
ISBN: 9786257966597
Çıkış Tarihi: 07-07-2020

"Victor Hugo'nun en önemli başyapıtlarından olan "Gülen Adam" nihayet Türkçede. Elif Özdemir'e sonsuz teeşekkürlerle. Kolay değildi bu eseri Türkçeye kazandırmak."

Aylak Adam Yayınları - Zeplin Kitap
Orijinal poster: Arthur K. Miller / 1928

7 Eylül 2019 Cumartesi

Max Fridman'ın Serüvenleri .2


"Doğu Kapısı"
yazan ve çizen: Vittorio Giardino
Fransızcadan çeviren: SToktan

ilk basım: (İtalya)
Le avventure di Max Fridman
2. "La Porta d'Oriente"

Edizioni Milano Libri, 1986

ilk baskı: (Fransa)
Les aventures de Max Fridman
2. "La porte d'Orient"

Glénat, 04.1986

İkinci Dünya Savaşı arifesinde Avrupa sarsılıyor. Casusluk ve karşı casusluk servisleri için savaş çoktan başlamıştır... Paris'ten Budapeşte'ye, Münih'ten İstanbul'a ve İspanyol Savaşı'nın kalbinde olduğu gibi, Giardino, berrak ve aydınlık üslubu ile Eric Ambler ve Graham Greene'nin zevkle yeniden ziyaret edildiği sakin ama şiddetli bir anlatı imzalıyor... Saat gibi ayarlanmış bir senaryonun büyüsü ile dokuzuncu sanatın ustası tarafından büyük bir saflıkla çizilmiş bir eser Doğu Kapısı.

Birinci kitabıyla Budapeşte sahnesinde başladığımız Max Fridman'ın serüveni 1938 yazında İstanbul'da geçen muhteşem bir casus hikayesi ile devam ediyor. Geçmişi, Fridman ile arayı kapatıyor ve bir kez daha Sovyet ve Fransız gizli servisleri arasında mühendis David Stern'i yakalamak için süren bir kovalamacanın ortasında kalıyor. Güzel ve gizemli bir kadınla, Martha Witnitz ile karşılaşması, kahramanımızı bir kez daha zor durumlara sokacak.

"Gabardin ceketi, ağzında bitmez tükenmez piposu, ve iyi kesilmiş sakalı ile bu yakışıklı Fridman'ın bir gizli ajan ile hiç ilgisi yok gibi görünüyor. Oysa, yaratıcısı Vittorio Giardino, otuzlu yıllarda onu bütün Avrupa'da gezdirdi. Bir kargaşa ve belirsizlik dönemi, sinsi darbeler ve yanlış amaçlar için elverişli. Kendine saygısı olan her casusun günlük ekmeği...

Giardino'nun hikayelerinde, eylem nadiren başgösteriyor. Zarif grafikleri ve oldukça sakin karakterleri atmosferi daha da gergin kılıyor. Okuyucu bir şeyin hazırlandığını hissediyor ama yine de iklim sakin görünüyor. Görünüş aldatır..." - Gilbert Jacques
.