Serinin ilk kitabı olan "L'héritier", bizim açımızdan tam bir "Midnight Express" rüzgârı. 78'de çekilen filmin 12 yıl sonra etkisi hâlâ sıcak. Hukuk ve idarî sistemimizin cumhuriyetin başından beri demokratik bir seviyede hiç olmadığını biz de biliyoruz ama başkasının bunu oryantalist bir gözle, sanki bir muz cumhuriyetinden bahseder gibi yüzümüze vurmasına da pek tahammül gösteremiyoruz yine de. Eserin sinema uyarlamasında (2008) ise gazabımızdan mı korktular her ne ise, İstanbul faslını Brezilya'ya taşımışlardı hatırlarsanız. Bu sayede ikinci bir "Geceyarısı Ekspresi" vak'ası yaşamamış olmuştuk.
Bunun yanısıra Bu kitaptaki İstanbul çizimlerinin kalitesini taktir etmeden geçmek olmaz. Zaten konu başlığımızın nedeni de o.
