MARAZ ANA, “MATER MORBI” DYLAN DOG/280/2010 Fikir ve yönetim: TIZIANO SOLAVI Konu ve senaryo: ROBERTO RECCHIONI Çizimler: MASSIMO CARNEVALE Kapak: ANGELO STANO Çeviri ve balonlama: Stoktan

"Le angosce sono come le malattie; vanno accettate: la cosa peggiore che si possa fare è di ribellarvisi."
"Kaygılar hastalıklar gibidir; kabul edilmelidir: Yapabileceğiniz en kötü şey buna karşı isyan etmektir."
Ludwig Wittgenstein (1889-1951)
Maraz Ana (Mater Morbi), kâbuslar dedektifinin geçmişinde en kısa sürede klasik haline gelmiş bir hikâye. Bizde yayınlanması epeyce bir zaman alacak gibi görünen eser büyük ölçüde Roberto Recchioni tarafından yüreği ve becerisiyle inşa edilen orijinal anlatım ve Massimo Carnevale eliyle resimlenmiş titiz bir çalışma ve bence bir başyapıt.
Kırılgan insan doğası üzerine olduğu kadar hekimlik etiği üzerine ve satır aralarında ötenazi gibi kimi hassas konularda politik tartışmaya da yönelen hikâye için Dylan'ın en duygusal ve en karanlık hikayesidir denilebilir. Bu durum, hikâyenin temasından olduğu kadar, siyah-beyazın keskin karşıtlığının flashbacklerde gri, dumanlı bir yumuşaklığa dönüştüğü Carnevale'nin kaleminden, fırçasından da kaynağını alıyor.

Loş hastahane odaları, köhne koridorlar, bir an geldiğinde H. R. Giger'in zihninden çıkmışcasına yabancılaştırılan tıbbî cihazlar, Maraz ananın sadomazo görünümü; kıyafeti, yaraları, dışarıda yağan yağmurla kasvetli bir atmosfer... Ve bu atmosfer baştan sona sarıyor bütün eseri, okuyucuyu da kucaklayarak. Maraz Ana, okuyucuyu fiziksel acı korkusu, özgür irade yoksunluğu, içimizde gelişen bir parazit gibi onu marjinal- leştirerek kimliğinin bir parçası haline gelen endişelerinden yakalayıp, kaçınılmaz atavî korkularının hayat bulduğu bir klostrofobik kâbusta tuzağa düşüren çarpıcı bir eser.
Fazla sürprizbozan oluşturmadan birkaç notla yetinelim:
Hemen her Dylan Dog hikâyesinde olduğu gibi, burada da rol alan şahıslarda göndermeler, sembolleştirmeler mevcut doğal olarak. En ön planda olanı da Dr. Vonnegut. Karşımızda birden bire Klaus Kinski'ye nazire olarak beliren doktorun adı da dâhî yazar Kurt Vonnegut'u işaret ediyor. Yazarın ötenaziyi kullandığı "Welcome to the Monkey House" ve "God Bless You, Mr. Rosewater" adlı eserlerindeki "purple roofed ethical suicidal parlors" (mor çatılı etik intihar kabinleri)'nin bunda etken olduğu tahmin edilebilir.
Diğer göze çarpanlar (farkedebildiklerim) ise şöyle:

Dr. Faber: Michel Faber (yazar, Derinin Altında "Under the Skin")
Bay Carver: Raymond Carver (Kısa hikâye yazarı)
Dr. Harker: Jonathan Harker (Stoker'ın Drakula'sında, Mina Murray'in nişanlısı genç avukat kâtibi. Coppola'nın filminde Keanu Reeves canlandırıyordu.)
Vincent adlı çocukta ise Dylan'ın manevî klavuzunu görmek zor değil.
◄ MRI odasındaki göz ise, Hal 9000'in gözüdür. (2001: A Space Odyssey, 1968)

"Ceza ağacı" olarak çevirdiğim kapakta da yer alan ağaç, "L'albero delle pene", tam kelime anlamı "penis ağacı" veya "penis sapı". Fakat darağacı, ceza (cezalandırma) ağacı anlamları da mevcut. (bkz. 13. yy.dan bir duvar resminden detay.)