Bir Baş Belasının Günlüğü.
#1: "Hatırlayabildiğim kadarıyla..."
"Aussi loin que je me rappelle..."
Yazan: Éric Gratien
Çizen ve renklendiren: Cromwell
Çeviren: SToktan.
* Casterman / 1994
"Eigentlich können mich alle mal..."
* XXL Speed / (2002)
"As Far As I Can Remember"
* Heavy Metal / 2004
"Al zolang ik me herinner"
* Casterman / 2008
"Hatırladığım kadarıyla...", yazar Éric Gratien ve çizer Cromwell tarafından yaratılan kült seri Anita Bomba'nın çarpıcı ilk cildi. 90'ların çizgi roman dünyasında gerçek bir çığır açan bu albüm, siberpunk, kıyamet sonrası western ve kara mizahı harmanlayan bir evrende unutulmaz bir anti-kahramanı karşımıza çıkarıyor.
Hikaye, okuma yazma bilmeyen ancak kasaları açma konusunda uzmanlaşmış, son derece yetenekli bir hırsız olan Anita Bomba'yı konu alıyor. Büyük bir iş sırasında ortaklarına ihanet eden Anita, polisten kaçmaya çalışır. İmparatorluğun efsanevi altın rezervine ulaşmak için, çoklu kişilikli ve şizofrenik bir robot olan Sig 14 ile işbirliği yapar. Bemzersiz bir kahraman olarak kabul edilen Anita vicdansız ve acımasız bir zekâya sahiptir. Patlayıcı mizacı (çabuk öfkelenir) onu takip edilmesi büyüleyici bir baş karakter yapar.
Cromwell'in çizimleri kesinlikle en dikkat çekici unsur. Tarzı "muhteşem", "büyleyici" ve "sıradışı" olarak tanımlanıyor. Sert ve ayrıntılı görsel tarzı, Anita'nın dolaştığı gecekondu mahallelerinin ve kanalizasyonların kasvetli atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.
Anita Bomba'nın okuma yazma bilmemesine rağmen bir "günlük" tutuyor olması, serinin en zekice kurgulanmış ve karakterin doğasına uygun detaylarından biridir. Bu durum tam bir gerçeküstücülük değil, hikaye içinde mantıklı (ve bir o kadar absürt) bir temele dayanır. Anita, maceralarını bizzat kağıda dökmez.
Yanındaki şizofren robot Sig 14, Anita'nın anlattıklarını veya yaşadıklarını kaydeden bir nevi "canlı sekreter" görevi görür. Günlük aslında Anita'nın dışavurumlarının robot tarafından dijitalleştirilmiş veya metne dökülmüş halidir. Serinin tam adı olan "Anita Bomba: Bir Baş Belasının Günlüğü" ifadesindeki "günlük" vurgusu, daha çok Anita'nın olaylara kendi argosu ve kısıtlı kelime dağarcığıyla getirdiği iç ses yorumlarıdır. Okuyucu olarak biz, onun zihninden geçenleri ve anılarını bu "günlük" formatında okuruz. Üstadlar, onun "cahil" (okuma yazma bilmeyen) olması ile bu kadar keskin ve felsefi (bazen de son derece kaba) gözlemler yapabilmesi arasındaki tezatı bilinçli bir mizah unsuru olarak kullanıyorlar. Kısacası; Anita anlatır veya yaşar, sadık (ve sorunlu) robotu Sig 14 ise bu kaosu bir şekilde "kayda" değer hale getirir.
Atmosfer açısından "rahat bir şiddet" ve tuhaf bir üslubu öne çıkaran bu kitap punk bilimkurgu öykülerini sevenler için kesinlikle elzemdir.

