23 Şubat 2014 Pazar

Tif ve Tondu, El Çabukluğu Marifet


Tif ve Tondu, El Çabukluğu Marifet
(Passez muscade)
Kitap 06 / Dupuis / 1958
Çizen; Will, Senaryo; Rosy
Türkçe çeviri ve düzenleme; SToktan

Bu hikâye, arşivimde bulunan daha önce de sözünü ettiğim, Bilge Şakrak'ın nisan 1967 tarihli Arkadaş - Yeni Resimli Güneş Haftalık Mecmua cilt 3'de 'Maskelinin Firarı' olarak çevrilip yayınlanmış olan macera...
... ve her kim çevirmişse pek de fena yapmamış olmakla birlikte, kitabı orijinal boyuttan yerli boyuta getirmek için uygulanan kesip biçmeler esnasında, Mr.Yer6'nın tezini bir kez daha doğrulayan, balona sığmama nedeniyle bol miktarda 'kısaltmalar'la dolu bir çeviri çalışması olduğunu da belirtmeliyim.

◄ Masada tepegözün arkasındaki Bay Şok kaskına dikkat! Sol alt köşedeki kahve fincanı ve sağ yukarı doğru izmarit dolu kül tablası usta hakkında fikir veren bâzı objeler.
Tamamı 45 kitap olan serinin dördüncü renkli-türkçe 'taraviri'si olarak bu eğlenceli hikâyeyi de seveceğinizi umuyorum. Bakın bakalım...


16 Şubat 2014 Pazar

Où le regard ne porte pas...


Olivier Pont çizgileriyle bir İstanbul silüeti. 'Où le regard ne porte pas...' adlı eserden, hatırlatmasından dolayı Mesut Kartal beye teşekkürlerimle.

10 Şubat 2014 Pazartesi

Worzel Gummidge - Mike Noble

Worzel Gummidge, İngiliz çocuk romanında yazar Barbara Euphan Todd (1890 – 1976)'un bir dizi kitabında yer alan, canlı korkuluk karakteri. 1979'da TV dizisi olarak da uyarlanmış, karakter oyuncu Jon Pertwee'nin ('70 li yıllarda 'Dr. Who' olarak tanımıştık) yorumuyla bir kere daha 'canlanmış' ve tanınmış.

Aynı sene TV dizilerinin çizgiroman uyarlamalarını yayınlayan Look-in Magazine'de de üstad Mike Noble'ın (Onu da Doğan Kardeş'te Ateştop ve Zero-X ile tanımıştık) çizgileriyle bir kez daha boy göstermiş ve 1979 - 1982 arasında varlığını sürdürmüş.

1981 tarihli sayılar içerisinden tam hikâye olarak derleyebildiğim ikisini çevirerek örneklemek istedim. Hem esprili anlatımı hem de büyük bir üstadın kaleminden dökülen nefis çizgileri beğeneceksiniz sanırım.


Bu da TV şovundan bir örnek bölüm;

23 Ocak 2014 Perşembe

Sütçü Cinayetleri - Casey & Parkhouse

"The Milkman Murders"
96 sayfa / 1984
Yazan: Joe Casey
Çizen: Steve Parkhouse
Çeviri, kapak tasarımı ve yazılar: SToktan

"İntikam ile adalet arasındaki fark nedir biliyor musun?... Ruh halin!"

Joe Casey'in mükemmel senaryosundan hareketle 2000AD sanatçısı Steve Parkhouse'un eşsiz anlatımıyla, Amerikan rüyasının 1950'lerdeki mükemmel Amerikan evkadını tasavvurunun Amerikan banliyösünde duvara çarpışının hikâyesi bu okuyacağınız eser. Hepsi o kadar mı? Öyle olsa aynı temayı ele alan birçokları arasında sıradan bir senaryo olmaktan kurtulamazdı. Ama iki usta sanatçının neredeyse telepatik işbirliğinden doğan bu ürün, tek kelimeyle 'benzersiz'.

Uzun zamandır ele almayı düşündüğüm bu eser üzerine söylenecek çok şey var ama en iyisi siz kitabın sayfalarını çevirdikçe bunları kendiniz keşfedin. Ben sadece bazı notlar düşmekle yetineceğim.


Anlatı boyunca televizyonda izlenen "Bu İşi Anneye Bırak" programı, zamanın ünlü dizisi "Leave It to Beaver"a gönderme. Söz konusu dizi, Amerikan rüyasında yerini bulan aile hayalinin neredeyse simgesi haline gelmişti zamanında. Buradan hareketle hikâye boyunca TV teması ve paranoya arasında dengede bir yergi tutturulmuş. Karakterlerin karton abartılı yüzleri Casey'in senaryosu ile başarılı bir uyum sergiliyor. Çizimler tipik bir korku hikâyesi resimleri olmaktan çok, huzursuz ve karanlık bir dünyayı yansıtmaya yönelik. Şiddet unsuru rahatsız edici gelebilecek bir gerçeklikte kullanılmış.

Uzun lâfın kısası, 'Sütçü Cinayetleri' modern banliyö yaşamının arka yüzünün ne denli karanlık olabileceğini gösteren sert ve samimi bir hikâye.

10 Ocak 2014 Cuma

Yaşlı Adam, Köpekbalığı, Aşk - E. Breccia



Bir Yaşlı Adam 
Bir Köpekbalığı 
Bir Aşk...
"Un viejo, Un tiburón, Un amor..."
Yazan: Guillermo Saccomanno
Çizen: Enrique Breccia
Çeviri, yazılar: SToktan
1982


Oğul Breccia'nın kaleminden, Sommer'in 'Jangada'sını andırır duygulu küçük bir hikâye;

5 Ocak 2014 Pazar

Ron Cobb II




Ron Cobb, eserlerinin çoğunu 60'lı ve 70'li yıllarda vermiş bir sanatçı olarak, soğuk savaş döneminin nükleer tehdidinden ve sanayileşmenin çevre üzerindeki yıkıcı etkilerinden yola çıkan bir çok fütüristik karikatür çizmiştir. İşte o nefis tekniğiyle kaleme aldığı o tarz işlerinden birkaç örnek...

27 Aralık 2013 Cuma

Pampin Konağı - Prado

“a mansion dos panpin”
Yazan, çizen: Miguelanxo Prado
Çeviri, yazılar: SToktan

Prado bildiğimiz tatlı ama keskin ve biraz da kalender eleştirel mizah anlayışıyla kaleme aldığı bu çalışmasında tematik bir iş çıkarmış. Sanatçı bunun sebebini şöyle açıklıyor:

“Galiçya Mimarlar Birliği tarafından 2001 yılında, Proxectoterra eğitim projesi kapsamında çalışma materyali olarak kullanılmak üzere, şehir ve arazi kullanımı sorunlarını ele alan bir çizgiroman yaratmam istendi. Sonuç, Pampin ailesinin mirasının hikâyesidir...”

Prado’dan böyle bir talepte bulunulması herhalde en tanınmış Galiçyalı çizer olmasının yanı sıra, üstadın aynı zamanda mimar olmasından da kaynaklanıyor. Tabi bizim de sipariş üzerine çizgiroman nasıl olur sorusunu sormamamız elimizde değil. Bu konu üzerine farklı fikirler yürütmek mümkün. Ama bakın Prado bu durum ve kendi çalışması üzerine ne diyor:
“Eğitim için kurgusal malzeme üretmek her zaman riskli bir iştir ve çoğu zaman başarısızlıkla sonuçlanır. Çünkü muhtemelen, bir roman, bir film ya da bir çizgiroman her şeyden önce dürüst olmalıdır ve roman, film veya çizgiromandan  daha başka bir şey olmamalıdır ve bunlar yerine bilgi dolu bir başvuru kitabı veya ezberlenecek kavramlar bulursak, kendimizi aldatılmış hissederiz. Bu kitap öncelikle bir çizgiroman olmayı amaçlıyor ve sonra, akademik personel için a posteriori çalışma, aynı zamanda çevremizin mimarî ve şehircilik gerçeği hakkındaki düşüncelerinize yardımcı olacak bir araçtır.
Umarım okumanızın sonucu uyarıcı ve eğlenceli olur.”

Eserin galiçya lisanında [Proxectoterra] için hazırlanan .pdf dosyası, hem kuruluşun hem de [Prado’nun webinde] parasız paylaşılmış. Ben ise doğal olarak ispanyol ve fransız ticarî baskılardan yararlandım. Yine çok keyifli bir çalışma oldu benim için. Sanatçının yukarıda son cümlesindeki temennisi eksiksiz yerini buluyor bence. Sizlerin de bu görüşüme katılacağınızı zannediyorum...
Ayrıca, bu çalışmam benden yeni yıl armağanı olsun aynı zamanda. Mutlu yıllar dilerim bütün dostlara...

20 Aralık 2013 Cuma

...ve Holmes bu defa çuvalladı

Golkonda'da fairy tale ve Holmes bu defa çuvalladı.

Dylan Dog, fantezinin korku bucağında dedektiflik yaparken bazı bazı sürreel oluşumlara da dalmak zorunda kalır. Bunlardan biri de serinin 41 numaralısı, 'Golkonda!' (Golconda) adlı hikâye. Bir Sclavi & Piccatto üretimi. Golkonda Hindistan'da bir tarihî şehir. Londra'yla ilintisini hikâyede ve sonundaki açıklayıcı makalede bulabiliyoruz. Ayrıca Belçikalı sürrealist ressam René Magritte'in 1953'de yaptığı Golkonda adlı ünlü tablosu da (hemen aşağıda, sağdaki.) kaçınılmaz olarak senaryoya dahil olmuş ve makale içeriğinde bu da ayrıntılı şekilde açıklanmış. (Tabloyla ilgili olarak, Rufus Wainwright'ın [Across The Universe]'ini izlemeden geçmeyin.)



Gelelim geri kalanlara...
Aynı makalede Londra yakınındaki esrarengiz ormanın Golkonda'yla bağını kurarken (Blake & Mortimer'in) Profesör Philip Mortimer'den bir cümleyle söz edilmiş, gerisi yandaki sayfadaki fotograf karesine ve altındaki yine tek cümlelik açıklamaya bırakılmış. Halbuki 'Cottingley perileri' olarak tarihe geçmiş olan bu vak'a çok ilginçtir doğrusu.

Cottingley perileri, Elsie Wright ve Frances Griffits adlı İngiltere'de Bradford yakınlarında, Cottingley'de yaşayan kuzenler tarafından 1917'den başlayarak çekilen beş fotograflık bir dizidir. İlk fotografı çektiklerinde, Elsie 16, Frances ise 9 yaşlarındadır. Resimler yazar Sir Arthur Conan Doyle'un dikkatini çeker ve Doyle 1920'de bu konuda bir makale yazar. İşin hoş tarafı Sherlock Holmes'in yaratıcısı, aynı zamanda bir spiritüalist olarak bu fotograflara inanır ve şiddetle savunucusu olur.

Olay daha sonra küllenir ve ta ki 1978'de peri figürlerinin 'Princess Mary's Gift Book' adlı çocuk kitabındaki bir illüstrasyona olan benzerlikleri farkedilene kadar. Söz konusu kitap, çekilen ilk fotograftan iki sene önce, yani 1915'de basılmıştır.
1981'de ise, Elsie Wright bu skeçleri 'Princess Mary's Gift Book'den ilham alarak karton üzerine çizip keserek yaptığını itiraf eder. Frances Griffits ise, 1920'de çekilen ve daha belirsiz görüntüler içeren beşinci fotografın orijinal olduğunu iddia eder. 

Bu olay üzerine bir de film var, yıllar önce seyrettiğim: [FairyTale: A True Story] (1997)... Harvey Keitel, Harry Houdini'yi, Peter O'Toole ise Sir Arthur Conan Doyle'u canlandırıyordu. (Houdini mevzuya nasıl dahil oluyordu inanın hatırlamıyorum, -gerçi onun da Conan Doyle gibi bir spiritualist olduğu bilinir- ama hoş bir film olduğu hatrımda.)
*Diğer fotograflar için [Sahtekârlıklar Müzesi]'ne bakabilirsiniz.

Kitapta gözden kaçırılmaması gereken bir gönderme (veya esinlenme) de Terry Gilliam'ın önemli başyapıtı, bir Kafkaesk komedi diyebileceğimiz ['Brazil']e... Bürokrasinin mabedi Bilgi Bakanlığını Harry Tuttle (Robert De Niro) ile birlikte berhava ettikten sonra, tüm çevreye yağmur gibi yağan evrak, kağıtlar Tuttle'ı yavaş yavaş sarar ve yok eder. Bürokrasi-birey ilişkisini bu nefis sembolizmle eleştirir Gilliam. Bu unutulmaz sahneye bir selam duruş da Sclavi'den gelmiş ve aynı ilişkiyi para-insan arasında kuran bir pasajı hoş bir şekilde sayfalar arasına yerleştirmiş.

Hâl böyleyken, yâni italyanlar bu şekilde 'alıntılamalara-göndermelere' ve bu surette entellektüel birikimimizi sınamaya devam ettikçe bana ve arkadaşım Mr.Yer6'ya daha yazacak çok şey çıkar.

15 Aralık 2013 Pazar

Prens Valiant


Hal Foster'ın efsanevi eserinde İstanbul'un İstanbul olmadan önceki haline rastlıyoruz. Bayrağı Foster'dan devralıp, uzun yıllar boyu taşıyan John Cullen Murphy'nin kaleminden.
Prens Valiant bizde de farklı zamanlarda, farklı bir çok dergide tefrika edilmiş ama nedense pek bilinir olmamış. Epik anlatı tarzı ve biraz ağır temposu nedeniyle belkide...

Bu da arkadaşımız Gabby'nin katkısı; Yine Prens Valiant ve Konstantinopolis fakat bu sefer yaratıcısı Hal Foster'ın elinden, işte Çemberlitaş.

* Metin almancaydı,  umarım fazla hata yoktur, çeviri siteleri marifetiyledir :)

Şu eski fotograf da zannederim Foster'ın karesiyle aynı açıdan ve ilgi çekici. Fotografta sütunun üzerinde görünen korint başlığı, 1. Manuel Komnenos (1143-1180) tarafından sonradan konulmuş. Daha öncesinde yerinde gelen-giden her imparatorun koyduğu kendi heykelleri, bir ara da Apollon heykeli varmış ama hepsi yıkılmış. Bir ihtimal, Komnenos bu heykel yarışına son vermek için o korint başlığıyla tarafsız bir çözüm üretmiş diyelim. (Biraz da tarih bilgisi. :))

9 Aralık 2013 Pazartesi

Fobi - Boix

"La fobia"
Joan Boix
1979
Çeviri: SToktan

Tina'dan Phantom'a, savaş hikâyelerinden korku hikâyelerine kadar çok çeşitli eser veren Boix, bildiğim kadarıyla ve her ne hikmetse okyanusun öbür tarafına geçmemiş. Creepy'nin İspanyol Toutain baskısında çok sayıda korku hikâyesi yer almakla birlikte bunlar Warren edisyonu Creepy'e sıçramamışlar. Daha önce '4 Çizer 4 Öykü 3'de paylaştığım 'Zorg’un Tutsağı'ndan sonra, bir kısa hikâyesini daha ele alma gereği hissettim.
Yine daha önceki Alberto Breccia başlıklarımdaki 'Korku' ve 'Gammaz Yürek'le paralellik kurduğum bir senaryo ve çizgi üslûbu. Bir uyarlama 'Fobi', Hudson Iris'in 'El perro' (Köpek) adlı öyküsünden ve ilk olarak yukarıda sözünü ettiğim Toutain Editor Creepy'nin 67. sayısında yayınlanmış 1979'da.

2 Aralık 2013 Pazartesi

Idyl - Jeff Jones

Idyl, Jeff Jones
1974


Uzun zamandır çalışma masamın karşı duvarında asılı duran bu sayfayı paylaşmadan geçemezdim.



'Çoban Kız', William Adolphe Bouguereau (1825-1905)